Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/7704 E. 2015/5200 K. 14.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7704
KARAR NO : 2015/5200
KARAR TARİHİ : 14.04.2015

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/12/2013 tarih ve 2011/52-2013/582 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14/04/2015 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili …’nın ….Ltd.Şti’nin kurucularından olduğunu, bu şirketin … AŞ’den kullandığı kredi borcu ödemelerinin gecikmesi üzerine bankanın hesabı kat ederek … 6.İcra Müdürlüğü’nün 2005/10985 E. ve … 10.İcra Müdürlüğü’nün 2005/279 E. sayılı dosyası ile icra işlemlerine başladığını,…Ltd.Şti’nin kullandığı kredi sözleşmelerini müvekkilinin müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığını, aynı zamanda eşi … ile birlikte malik oldukları taşınmazda ve davacı…’a ait taşınmazda banka lehine ipotek tesis edildiğini, müvekkilinin söz konusu şirketindeki tüm hissesini 08.12.2005 tarihli ortaklar kurul kararı ve 29.11.2005 tarihli protokol ile davalıya devrettiğini, davalının müvekkiline maddi ve manevi baskı yaparak 07.11.2006 tarihli sözleşmeyi imzalattığını, davalının dava dışı bankanın başlattığı takiplerin borcu olan 300.000 USD’yi ödeyerek takip alacağını sözleşmeye aykırı olarak ve kötüniyetle temlik aldığını,…Ltd.Şti’nin 30.09.2009 tarihli ortaklar kurul kararı ile tasfiye sürecine girdiğini, davalının tasfiye memuru olarak atandığını,13.12.2010 tarihinde tasfiyenin sonuçlandığını, 13.12.2010 tarihli ortaklar kurulu kararı içeriğinden de şirketin alacağı ve borcu bulunmadığının anlaşıldığını, tasfiye sonuçlandığından müvekkilinin kefilliği ve … 6.İcra Müdürlüğü’nün 2005/10985 E. ve … 10.İcra Müdürlüğü’nün 2005/279 E. sayılı dosyası ile başlatılan takiplerin konusuz kaldığını, müvekkiller tarafından banka lehine verilen ipoteklerin de ortadan kalktığını ileri sürerek, taraflar arasındaki muarazanın meni,…Ltd.Şti’nin …’tan aldığı 300.000 USD’lik kredi borcunun ve borcun kefili olan müvekkillerinin kefilliğinin sona erdiğinin tespitine, davacı … tarafından verilen 100.000 USD’lik ipoteğin fekkine, davacılar … ve … tarafından verilen 300.000 USD’lik ipoteğin fekkine, müvekkillerinin davalıya söz konusu kredi nedeniyle borcunun bulunmadığının tespitine, … 6. İcra Müdürlüğü’nün 2005/10985 E. ve … 10.İcra Müdürlüğü’nün 2005/279 E. sayılı takiplerin iptaline ve her iki dosya için ayrı ayrı %40’tan aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava eksik harçla açıldığından tamamlatılması gerektiğini, müvekkilinin dava dışı bankanın başlattığı icra dosyalarının borcunu ödeyerek temlik alacaklısı olduğunu, …Ltd.Şti’nin tasfiyesinin söz konusu olmadığını, davacıların borç ve kefaletlerinin son bulmadığını, davacı …’nın aynı taleplerini … 1.İş Mahkemesi’nde ve diğer mahkemelerde açtığı davalarda tekrarladığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 29.11.2005 tarihli sözleşmenin … ile ortağı olduğu şirketler adına … arasında imzalandığı, şirket hisselerinin devri ile…’nın bir kısım borçlarının … tarafından ödenmesi, bir kısmının da ödenecek olması sebebi ile …’ün…’dan 1.000.000 USD alacaklı olduğunun taraflarca kabul edildiği, bu borcun … tarafından ödeme şartlarının belirlenmesi ve ödenmesi konusundaki 07.11.2006 tarihli sözleşmenin … ile … arasında imzalandığı, şirket hisselerinin satıldığı ve bedelinin tamamen ödendiği belirlenerek ödenen borçların ve kalan borçların belirlenmesi ile …’a olan borcu ödemesi nedeniyle davacının temlik alacaklısı haline geldiği tespit edilerek tüm ödemeler ve ipoteklerin kaldırılma koşulları konusunda düzenlendiği, davacı … 07.11.2006 tarihli sözleşmeyi maddi ve manevi baskı altında imzaladığını iddia etmiş ise de sözleşme tarihinden dava tarihine kadar geçen uzun süre içinde davacının bu konuda bir itirazı olmadığı dikkate alınarak Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca itirazların geçerli bulunmadığı, davalının…’a olan ipotek borcunu ödeyerek temlik alacaklısı olmasının taraflar arasında borcun ödenme şeklinin belirlenmesine ilişkin sözleşme düzenlenmesi karşısında hukuka aykırı görülmediği, taraflar arasındaki sözleşmede, sözleşme tarihinden sonra davacı …’ın çalışarak borcunu ödemeye devam edeceğinin kabul edildiği, davacı …’nın çalışmaları ile ilgili olarak … İş Mahkemesi’ne dava açıldığı, … AŞ’den temlik alınan alacak da dahil olmak üzere tüm borcun harmanlanarak sözleşme kapsamına alındığı, davacı …’nın işçilik alacaklarını işveren… Sağlığı Hizmetleri Ltd. Şti’nden talep edebileceğinden bu konuda açtığı dava derdest olup sözleşme kapsamında davalının ipotekli takibe devam etmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı taraf sözleşmede belirtilen hisse bedellerinin ödenmediğini iddia etmiş ise de 07.11.2006 tarihli sözleşmede şirket hisselerinin davacı …’nın tarafından satıldığı ve satış bedelinin tamamen ödendiği, kalan borcun 1.000.000 USD olduğunun belirlendiği, bu durumda yazılı belge ile belirlenen satış bedelinin ödendiğinin aksine dair itirazın davacı tarafça ispatlanması gerektiği, davacının yargılama sırasında ispat külfetini yerine getirmediği, davalı alacaklının temlik aldığı takip dosyasında yaptığı işlemlerde usulsüzlük bulunmadığı, davacıların takip dosyalarında borçlu olmadığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davasının reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, taraflar arasındaki muarazanın giderilmesi, menfi tespit ve ipoteğin fekki istemine ilişkindir. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı … ile davalı … arasında davacı …’ın sahip olduğu şirket hisselerinin davalı …’a devri, karşılığında da davalı …’ın, davacı …’ın bir kısım borçlarını ödemesi, davalı …’ın …’dan 1.000.000 USD alacaklı olduğu, şirkette yapılan net kardan davacı …’ın %15 pay alacağı ve davacı …’ın doktor olarak yaptığı hizmetlerden dolayı ortaya çıkan hakkedişinin masraflar ve vergiler sonrasında %50 olacağı, davacı …’ın davalının ortağı olduğu kurumlarda 5 yıl süreyle çalışması ve davacı …’ın borcu bitene kadar doktor olarak yaptığı hizmetlerden dolayı hakkedişinden her ay 10.000 USD ücret alacağına dair 29.11.2005 tarihli ilk sözleşmenin imzalandığı, daha sonra ise 07.11.2006 tarihli sözleşmenin imzalandığı, bu sözleşmede ise davacı …’ın devrettiği hisselerin bedelinin ödendiği, davacının davalıya 1.000.000,00USD borcu bulunduğu, bu bedelden ayrı olarak davacı …’ın … AŞ’ye olan 300.000. USD borcunun davalı … tarafından ödendiği, … 6.İcra Müdürlüğü’nün 2005/10985 E. ve … 10 İcra Müdürlüğü’nün 2005/2279 E. sayılı dosyalarında temlik alacaklısı haline geldiği, davacı …’ın borcunun teminatı olmak üzere davalıya 500.000 USD bedelli bono verdiği, davacı …’ın 5 yıl süreyle davalının hissedar olduğu … ve …’daki sağlık kuruluşlarında ücret mukabili hizmet vereceği ve bu ücretin sözleşme konusu borca mahsubu ile işlem göreceği, davacının borcunu ödeyip bitirmesi halinde davalıya verilen bono iade edilip ipoteklerin fekkedileceği düzenlenmiştir. Davacılar vekili davanın başından itibaren müvekkili …’ın davalıya olan borcunu davalının hissedarı olduğu sağlık kuruluşlarında çalışarak ödediğini savunmuş ve bu doğrultuda davalının hissedar olduğu hastane kayıtlarında bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmiştir. Ayrıca … … 3. İş Mahkemesi’nin 2009/535E. sayılı dava dosyasında %50 hakediş ve %15 kar payı bakımından tefrik kararı verilip işçilik alacakları bakımından davaya devam olunarak işçilik alacaklarının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırıldığını bu dosyanın da dikkate alınması gerektiğini savunMuştur.
Bu itibarla mahkemece, taraflar arasında imzalanan 29.11.2005 ve 07.11.2006 tarihli sözleşmeler birlikte değerlendirilip, 07.11.2006 tarihli ikinci sözleşmede davacıların … AŞ’ye olan borcunun davalı tarafından ödenip davalının icra dosyalarında temlik alacaklısı haline geldiği hususunun da sözleşme hükmü olarak düzenlenmiş olması gözetilerek taraflar arasında imzalanan ikinci sözleşmenin tecdit(yapılandırma) niteliğinde olup olmadığı değerlendirilip, davacının çalışarak ödeme iddiasının karşılanması bakımından … … 3. İş Mahkemesi’nin 2009/535E. sayılı dava dosyası ve tefrik edildiği belirtilen işçilik alacağı dışındaki diğer taleplere ilişkin dosya celp edilip davacı …’ın çalıştığını iddia ettiği davalıya ait sağlık kuruluşlarının defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, inceleme sonucunda davacının çalışarak borcu ödediği sonucuna ulaşılması halinde davacı … dışındaki diğer davacıların da borcunun söneceği hususu nazara alınıp sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenlerle davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Dava dilekçesinde davacı … tarafından verilen 100.000 USD’lik ipoteğin fekki ile davacılar…ve … tarafından verilen 300.000 USD’lik ipoteğin fekki talebi bulunduğu ve ipotek bedellerinin toplam 400.000 USD olduğu, dava dilekçesinde dava değeri 300.000 USD olarak gösterilip harcın da bu meblağ üzerinden yatırıldığı, bakiye ipotek bedeli yönünden eksik harcın tamamlattırılması yönündeki davalı talebinin mahkemece nazara alınmadığı anlaşılmıştır. 492 sayılı Harçlar Yasa’sı hükümleri uyarınca mahkemece, harcın tam ödenip ödenmediğinin resen göz önünde bulundurulması gerekir. Emsal Daire kararlarında da benimsendiği üzere (11. Hukuk Dairesi 30.04.2014 tarih, 2014/1613 E, 2014/8062 K sayılı ilamı) ipoteğin terkini isteminde dava değeri ipotek tutarı kadar olup harcın ipotek tutarı üzerinden hesaplanması gerekmektedir. Mahkemece eksik harç ikmal edilmeden müteakip işlemlere devam edilemeyeceği yolundaki Harçlar Yasası’nın 30 ve 32. maddeleri hükmü gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına karar vermek gerekmiştir
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 14/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.