Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/8561 E. 2015/2887 K. 03.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8561
KARAR NO : 2015/2887
KARAR TARİHİ : 03.03.2015

MAHKEMESİ : … FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/12/2011 tarih ve 2008/150-2011/221 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03/03/2015 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacı şirketin yapımcısı olduğu icracı sanatçı …’nin seslendireceği albümde kullanılacak “…” adlı müzik eseri için hak sahibi …’le anlaşmasına istinaden hak sahibi olduğunu bildiren davalı ile 09/06/2008 tarihli sözleşme imzalanarak davalıya 40.000 TL’lik bono verildiğini, dava dışı …’ın müvekkiline keşide ettiği 05.08.2008 tarihli ihtarname ile eserin bestesinin kendisine ait olduğunu bildirdiğini, …’ın eserle ilgili olarak dava dışı …’e dava açtığını, davalının … adlı eserin kullanımı için izin verme hakkı olmadığının anlaşılması nedeniyle müvekkillerinden alacağı bulunmadığını ileri sürerek, davalının … adlı eserin kullanımı için izin verme hakkının olmadığının tespiti ile dava konusu bononun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu eserin beste ve sözlerini oluşturan …’in mali haklarını müvekkiline devrettiğini, 3. kişilerin hak iddiasının dayanağının bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı …’ın 05.08.2008’de davacılar ve davalı …’e gönderdiği ihtarnamede … isimli şarkının bestesinin kendisine ait olduğu iddiasıyla ödeme talebinde bulunduğu, iddiasını da 11/12/2006 tarihli noter tespitine dayandırdığı, …’ın davadan sonra 2009 yılında ayrı bir noter tespiti ile dava konusu eserin söz ve müziğin kendisine ait olduğunu tespit ettirdiği, davacılar …’a 35.000 TL ödeme yaptığına dair belge sunmuş olup davalının bu miktara itiraz etmediği, davacılar vekili dava konusu bononun … adlı eserin söz ve müziği için verildiğini belirtmiş olup 40.000 TL içinde eserin müziğine tekabül eden miktarın tespiti için alınan ilk bilirkişi raporunda eser sahibine 10.000 TL verilmesinin uygun olduğu belirtilmesinden sonra alınan ek raporda besteci payının 20.000 TL olduğunun belirtildiği, noter tespitinde …’ın … ile birlikte beste sahibi olduğunun anlaşıldığı, … davadan önce çektiği ihtarda sadece müziğin kendisine ait olduğunu iddia etmiş ise de müziğin davalıya devir yapan … ile birlikte oluşturulduğu sonucuna varıldığı, bulunan miktarın yarısına tekabül eden miktardan fazlasının davacı tarafından herhangi bir yargı kararı olmaksızın dava dışı eser sahibine ödemesinin davalıyı bağlamadığı gerekçesiyle davacıların dava konusu bononun 10.000 TL’lik bölümünden borçlu olmadıklarının tespitine, bononun kalan bölümünden davacılar sorumlu olduğundan bononun tümden iptaline ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmişlerdir.
Dava, kambiyo senedine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Davacılar vekili dava dilekçesinde “…” isimli müzik eserinin bestesinin dava dışı …’a ait olduğuna dair müvekkiline ihtar gönderildiğini, dava dışı …’ın …. Fikri Sınai Haklar Mahkemesi’nin 2010/82 E. sayılı dosyasıyla davalının dava konusu eserin mali haklarını devraldığını belirttiği …’e karşı da tecavüzün refi ve meni davası açtığını bildirmiş, 09.10.2010 tarihli dilekçesi ile dava dışı … ve dava dışı …’in eserin söz ve müziği üzerinde hak sahibi olduğuna dair … Noterliği’nin 22.05.2009 tarih … yevmiye nolu “noter beyanını” ibraz etmiştir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de 16.12.2010 tarihli raporda “eserin bestesinin …’a ait olduğunun varit olması halinde eser sahibi olarak kendisinden ön izin alınması durumunda telif ücreti olarak kendisine 10.000-15.000 TL arası bir bedel ödenmesi gerektiği” belirtilmiş, besteci ve söz yazarı arasındaki paylaşımın tespitine ilişkin olarak alınan 28.06.2011 tarihli ek raporda ise %50-%50 oranındaki genel uygulama dikkate alındığında besteci payının 20.000 TL olacağı açıklanmıştır. Bu itibarla mahkemece, davacı tarafça ibraz edilen … ve dava dışı …’in eserin söz ve müziği üzerinde hak sahibi olduğuna dair … Noterliği’nin 22.05.2009 tarih … yevmiye nolu “noter beyanı” nazara alınmadan ve dava dışı …’ın …’e karşı açtığı …. Fikri Sınai Haklar Mahkemesi’nin 2010/82 E. sayılı dosyasının sonucu beklenmeden, hükme esas alınan bilirkişi raporlarda belirtilen rakamlarla örtüşmeyen meblağa hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 03/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.