Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/8779 E. 2015/11246 K. 28.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8779
KARAR NO : 2015/11246
KARAR TARİHİ : 28.10.2015

MAHKEMESİ : İSTANBUL (KAPATILAN) 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/02/2014
NUMARASI : 2011/9-2014/12

Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 22. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 03/02/2014 tarih ve 2011/9-2014/12 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve davalı B.. C.. vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27/10/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. F. Y., davalı Z.Y.. S.. vekili Av. A.K. davalı B. H.Ş.vekili Av. T.. K.., davalı M. Cü. Ü. vekili Av. A.. G.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, İstanbul/Kadıköy/ İçerenköy mevkiinde tapunun 206 pafta, 1046 ve 1047 adalarında bulunan bir kısım taşınmazların yönetim kurulunun 25.05.1988/9 tarih ve sayılı kararı ile davalı M. Ö.n ekspertiz raporu esas alınarak 77.500,00 TL bedelle satın alındığını, söz konusu taşınmazların imar durumuna bakıldığında konut alanı olmayıp depolama alanı olduğunu, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 1991/34 D.İş sayılı dosyasında alınan kıymet taktir raporunda taşınmazın değerinin 87.280,00 TL, banka eksperlerince 24.03.1992 tarihinde düzenlenen ekspertiz raporunda 101.427,90 TL tespit edildiğini, Kadıköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1992/12 D.İş sayılı dosyasında alınan 13.05.1992 tarihli bilirkişi raporuyla taşınmazın 1988 yılı için rayiç değerinin 24.127,95 TL belirlenmesi karşısında dava konusu arsaların satın alınmasında toplam 53.372,05 TL fazla bedel ödenmek suretiyle bankanın zarara uğratıldığının anlaşıldığını, 1992 yılında Banka Teftiş Kurulu’nun raporları uyarınca davalılar hakkında disiplin soruşturması başlatılıp ceza davası açıldığını ileri sürerek, arsa alımında rayicinin çok üzerinde bedel ödenmesine neden olarak müvekkil bankayı zarara uğratan davalılardan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 53.372,05 TL’nin faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı B.. C.. vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının zararı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taşınmazın rayiç değerini tesbit ve buna göre doğru işlem tesisinde birbirinden çok farklı yöntem ve sonuçlara varılabileceği, davalıların yöneticisi oldukları bankayı kusurlu eylemleri ile zarara uğrattıkları hususunun sübuta erdiğini söylemenin mümkün bulunmadığı, beraat kararı ile sonuçlanan ceza yargılaması, satın alma işleminin banka kredi işlemleri ile bağlantılı olarak bir kısmı bakımından banka tarafından borca mahsuben yapılmış olması ve yargılama sırasında alınan bilirkişi raporları arasındaki farklılıklar ve bilirkişi kurulu raporunda; “bu arsanın alım ve satımında hesaplar değerlendirildiğinde, bankanın mutlak zarar etmediği, kurumların çıkarları için her zaman finans oyunlarının kurgulandığına” ilişkin farklı bilirkişi görüşleri, taşınmazın daha sonraki satış bedeli birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu alımda ödenen bedelin TTK’nın 336. maddesi kapsamında davalıların görevlerini ihmal ve kasıt ile fazla ödeme sayılamayacağı, bunun aksinin de somut delillerle ortaya konulmadığı, davalı banka görevlilerinin sadakat ve özen yükümlülüklerini ihlal eder şekilde hareket ettiklerini kabule imkan bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı B.. C.. vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmaması ile davalı B.. C.. vekilinin zamanaşımı def’inin mahkemenin 14/07/1999 tarihli ilk kararı ile reddedilip anılan kararın davalı B.. C.. tarafından temyiz edilmemesine, davacı temyizi üzerine Dairemizin 27/01/2000 tarih 1999/9376 E.-2000/384 K. sayılı davacı yararına olan bozma ilamına yönelik davalı B.. C.. vekilinin karar düzeltme isteminin de Dairemizin 03/07/2003 tarih 2003/5655 E. 2003/7277 K. sayılı ilamı ile reddedilmiş bulunmasına göre davacı vekili ve davalı B.. C.. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı B.. C.. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun kararın ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılar Z. Y.. S.., B. H. Ş. ile M. C. Ü.’e verilmesine, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin mümeyyiz davalı B. C.’dan alınıp davacıya verilmesine, davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı B.C.’dan alınmasına, 28/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.