YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9054
KARAR NO : 2014/16666
KARAR TARİHİ : 03.11.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada…. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/02/2014 tarih ve 2012/333-2014/63 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2008 yılı sonuna kadar davalıların yöneticisi olduğu şirketle ticari ilişkisi olduğunu ve bu şirketten 778.561,96 TL alacaklarının bulunduğunu, davalılaran yönetici bulunduğu dava dışı şirketin borca batık olduğunu, davalıların bu durumu bilerek müvekkili şirket ile ticari ilişki içine girdiğini ve müvekkili zarara uğrattıklarını, davalıların kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek şimdilik 500.000,00 TL tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davacı şirketin iflas erteleme davasına müdahil olduğu, bu suretle zararı öğrendiği, sorumluluk davası için zamanaşımının bulunduğunu, davacıdan toplamda 2.100.098,47 TL bedelli mal alındığını ve bunun 1.571.928,80 TL’sinin ödendiğini, müvekkillerinin iyi niyetli bulundukların ancak piyasa şartları gereği şirketin ekonomik açıdan zorlandığını savunarak davanın reddini istemiştirlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının dava dışı şirketle giriştiği ticari ilişki sebebiyle alacağını alamamasında davalıların kasti ve ihmali bir davranışının bulunmadığı, yönetici konumundaki davalılardan zararın doğrudan talep edilemeyeceği, henüz iflas talepli dosyanın da karara bağlanmadığı, dolayısıyla alacağın muhatabının dava dışı şirket olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 03/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.