Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/9208 E. 2014/18363 K. 26.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9208
KARAR NO : 2014/18363
KARAR TARİHİ : 26.11.2014

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23/01/2014 tarih ve 2013/378-2014/14 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … Imamgiller tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının, 25/02/2010 tarihine kadar müvekkil şirketin münferiden yetki ile müdürlüğünü yaptığını, bu esnada şirkete ait parayı kullanarak alınan taşınmazı adına tescil ettirdiğini ileri sürerek;…İli, ….İlçesi, ….Mahallesi, … Ada, 2 Parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin evi, kendi birikimi ve ailesinin yardımı ile aldığını, şirket parasının kullanılmadığını, şirket ortağı olan eşi… ile müvekkili arasında görülen boşanma ve mal rejiminin tasfiyesi davasında dahi evin edinilmiş mal olduğunun belirtildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak ve dosya kapsamına göre, davalının dava konusu daireyi davacı şirketin parası ile aldığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, dava konusu bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalıdan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 26.11.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

K A R Ş I O Y

Dava, limited şirket müdürü olan davalının, şirkete vermiş olduğu ileri sürülen zararın tazminine yönelik bir sorumluluk davası niteliğindedir.
Davacı şirket tarafından, dava konusu taşınmazın şirket adına alımı konusunda alınmış bir şirket kararının varlığı iddia ve ispat edilmemiştir. Söz konusu taşınmazın davalı nam ve hesabına satın alındığı ortadadır. Bu durumda, mahkemece, davalı tarafından taşınmaz satın alınmasının BK’nın 392 ve 410. maddeleri çerçevesinde vekalet ve/veya vekaletsiz işgörme şeklinde nitelendirilmesi doğru olmamıştır. Taşınmazın bedelinin davalı tarafından kendi hesabına aktarılan şirket parası kullanılmak suretiyle karşılandığı dosya kapsamıyla sabit olup davalının şirkete vermiş olduğu zararın tazmini, ancak, uhdesine geçirmiş olduğu şirket parasının şirkete iadesi suretiyle mümkün kılınmalıdır. Davada bu yönde açık bir talep bulunmamaktadır. Şu halde, tapu iptali ve tescile yönelik istemin reddi ile davanın niteliği ve “çoğun içerisinde az da yer alır” ilkesinden hareketle davacının şirket kaynaklarından hesabına geçirdiği paranın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline hükmedilmesi gerekirken aksi yönde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Daire çoğunluğunun kararın onanmasına ilişkin düşüncesine katılamıyorum.