Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/9597 E. 2015/6403 K. 05.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9597
KARAR NO : 2015/6403
KARAR TARİHİ : 05.05.2015

MAHKEMESİ : İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/06/2012
NUMARASI : 2008/73-2012/136

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/06/2012 tarih ve 2008/73-2012/136 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05/05/2015 günü hazır bulunan davacı-karşı davalı vekili Av. R.. Ö.. ile davalı-karşı davacılar vekili Av. N. T. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı karşı davalı vekili, müvekkili ile davalı F.S. Y. arasındaki 10/06/1991 tarihli sözleşme gereğince “g.” isimli albümün mali haklarının belirli oranda pursantaj sistemine göre devir alındığını, 2001 yılında yeni bir sözleşme imzalayarak bu oranı değiştirdiklerini ancak eserlerden birinde intihal iddiası nedeniyle ikinci sözleşmenin yürürlüğe girmediğini ve müvekkilinin yeni bandrol almadığını, davacının şikayeti üzerine müvekkiline ait işyerinde arama yapılması üzerine aynı çarşıdaki yapımcı ve yayıncı firmaların müvekkilinden albüm alımlarını kestiklerini, mevcutları da iade ettiklerini, davalının gerçek olmayan suç duyuruları ile müvekkilinin manevi şahsiyetinin zarar gördüğünü, davalı şirketin müvekkiline ait bandrollerin sahte alındığına dair faksları müşterilerine göndererek gerçeğe aykırı söylenti yaydığını ileri sürerek, 50.000 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, karşı davanın reddini istemiştir.
Davalı karşı davacılar vekili, davacı ile olan 1991 ve 2001 tarihli sözleşmelerin sona ermesine rağmen sonrasın da “g.” isimli müzik albümünün davacı karşı davalı tarafça çoğaltılmaya ve dağıtılmaya devam edilmesi üzerine yasal yollara başvurduklarını savunarak, asıl davanın reddini istemiş, karşı davada; davacı karşı davalının G. isimli albümü sözleşmenin feshinden sonra piyasaya sürmesinin FSEK’ye aykırılık teşkil ettiğinin ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile tecavüzün önlenmesini, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile uğranılan maddi zarar karşılığı taraflar arasındaki sözleşmenin 4b maddesi uyarınca fesih tarihinden sonra satışı yapılan her bir kaset ve CD’nin toptan satış fiyatının net %35’nin FSEK’nin 68. maddesi uyarınca 3 kat hesabıyla şimdilik 10.000 TL’nin, davacı karşı davalının haksız olarak temin ettiği kar karşılığı FSEK’nin 70. maddesi uyarınca şimdilik 10.000 TL’nin, her bir davacı için ayrı ayrı 5.000 TL manevi tazminatın tahsilini, haksız surette piyasaya sürülen CD’lerin imhasını, hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında ilki 1991 ve diğeri 2001 yılında olmak üzere birbiriyle bağlantılı iki sözleşme imzalandığı, son sözleşmenin 2004 yılında feshedildiği, Kültür Bakanlığı bandrol kayıtlarından davacının sözleşmenin feshinden sonra dava konusu albüm için bandrol almadığı anlaşılmış olup davalı tarafça aksine delil sunulmadığı, davacı taraf sözleşmenin feshinden önce alınan bandrol adedine tekabül eden telif ücretini ödediğinden sözleşmenin feshinden sonra ücreti ödenen nüshaları dağıtma hakkı bulunduğunu savunmuş ise de sözleşmenin feshinden itibaren davacının albümü piyasaya sürme hakkının sona erdiği, sözleşmenin sona ermesi nedeniyle davacının sözleşmeyle tanınan hakları kullanma hakkı sona erdiğinden bu aşamadan sonraki fiilleri davalının eser ve icrası üzerindeki mali haklarına tecavüz oluşturduğundan davalının savcılığa şikayette bulunması veya davacının müşterilerine bu kullanımların izinsiz olduğuna dair bildirimlerde bulunmasının yasal haklar kapsamında kalması nedeniyle bu tür girişimin davacının manevi kişiliğine saldırı veya hukuka aykırı davranış olarak kabul edilemeyeceği, karşı davaya gelince sözleşmenin feshinden sonra piyasaya sürülen albümlerde sözleşmenin yürürlükte oluğu dönemde alınan bandrollerin kullanıldığının anlaşıldığı, davacı C. Plak Ltd. Şti. vekilinin sözleşmenin feshinden sonra piyasaya sürülen bu albüm ve CD bedellerinin davalıya peşin ödendiğini savunması üzerine davalılar vekilinin 06/03/2012 tarihli duruşmada 22.000 USD ödeme yapıldığını kabul ettiği, sözleşmenin feshinden önce alınan bandrol miktarına göre davalıya ödenmesi gereken meblağın 21.445.200 TL hesaplandığı, ödenen 22.000 USD’nin ödeme tarihindeki karşılığı 19.391.300.084 TL olduğundan davacının ödemediği meblağın 2.053.899.916 TL olduğu, sözleşmenin feshinden sonra davacının piyasaya sürdüğü CD ve albüm miktarı tespit edilemediğinden karşı davacıların talep ettiği tazminatın somut verilere göre hesaplanamadığı, bu durumda BK’nın 42. 43. maddeleri dikkate alınarak tazminat belirlenmesi gerektiği, sözleşmenin feshi sonrası satılan albüm miktarı bilinmemekle beraber sözleşmeye göre davalının 2.053.89 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından zararın bu meblağı aştığı da kanıtlanamadığından bu miktar üzerinden maddi tazminat talebinin kabulünün uygun görüldüğü, davalı karşı davacılar FSEK’nin 68. maddesi gereğince tazminatın üç katını talep etmiş ise de taraflar arasında başlangıçta sözleşme bulunması, sözleşmenin feshinden önce sözleşme bedelinin 2.053 TL dışındaki kısmının peşin ödenmesi ve davacının fesihten sonra da fesih öncesi telifini ödediği CD ve albümleri satışa hakkı olduğunu düşünerek piyasaya iyiniyetle sürmesi nedeniyle MK’nın 2. ve BK’nın 42, 43. ve 44. maddeleri dikkate alınarak üç kat uygulanması talebinin reddi gerektiği, CD ve albümlerde davacının ismine yer verildiği gibi albüm daha önce davacının izniyle kamuya arz olunduğundan manevi hakların ihlal edilmediği gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davada davacı-karşı davalının “G.” isimli müzik albümünü piyasaya sürmesinin davalı-karşı davacının FSEK’den doğan haklarına aykırılık ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine ve tecavüzün önlenmesine, piyasaya sürmesinin engellenmesine, 14.09.2004 tarihinden sonra satışa sunulan albüm miktarı ve istenebilecek tazminat miktarının tespiti mümkün olmadığından BK’nın 42 ve 43. maddeleri dikkate alınarak taktiren bilirkişi raporunda davalı-karşı davacıya sözleşme gereği ödenmediği tespit edilen 2.053,89 TL’nin faiziyle davacı-karşı davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin reddine, koşulları oluşmadığından manevi tazminat talebinin reddine, hüküm özetinin ilanına, ele geçen CD bulunmadığından imha talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınıp yekdiğerine verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı-karşı davalıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 115,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılar-karşı davacılardan alınmasına, 05/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.