YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9654
KARAR NO : 2014/18336
KARAR TARİHİ : 25.11.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/03/2012 gün ve 2011/45-2012/63 sayılı kararı bozan Daire’nin 20/02/2014 gün ve 2012/12489-2014/2982 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin keşide ettiği, muhatabının dava dışı Alman şirketi, lehtarının davalı olduğu 21.8.2002 vade tarihli 24.796,90 EURO bedelli poliçenin muhatap tarafından kabul edilmesinden sonra davalının zilyedinde iken kaybolduğunu, bu nedenle dava dışı Alman firmasından poliçe bedelinin tahsili imkanının kalmadığını, müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, poliçe bedelinin, şimdilik 1.000.000.000. TL maddi ve poliçe bedeli kadar manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, poliçenin muhatap tarafından kabul edilmesinden sonra ödenmemesi nedeniyle protesto edildiği, davacının elindeki belgeler ile alacağını tahsil edebileceği ve oluşan zarardan davalının kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.03.2007 tarihli kararı ile bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu Almanya adli makamlarıyla yapılan yazışma neticesinde, davalı şirketin iflas ettiği, iflas masasının oluşturulduğu ve … (İflas) Mahkemesi’nin 18.01.2008 tarihli iflasın kati dağılımı neticesi kapatılmasına dair kararına istinaden iflas masasındaki paranın dağıtımının gerçekleştirildiği ve davacıya bu dağıtım neticesinde 11.181,96 Euro ödeme yapıldığının anlaşıldığı, dava konusu poliçe kaybolmasa dahi, davacının poliçe bedelini dava dışı borçludan tamamen tahsilinin mümkün bulunmadığı, dava dışı borçlunun kaybolma öncesi ekonomik durumu bozuk olduğundan, davacının gecikmeden kaynaklanan bir zararının bulunmadığı, davacının meydana gelen zararının doğrudan doğruya poliçenin kaybına dayandırılamayacağı, davacının poliçe kaybolmasaydı dahi aynı yöntemle, iflas masasına alacak kaydı yaptırabileceği, bunu da yaptırdığı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 25/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.