YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9841
KARAR NO : 2015/6367
KARAR TARİHİ : 05.05.2015
MAHKEMESİ : ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/02/2014 tarih ve 2013/84-2014/39 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05/05/2015 günü hazır bulunan davacı şirket yetkilisi …. davacı şirket vekili Av. …. ile davalı vekili Av. …. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 15.07.2008 tarihinde danışmanlık ve hukuki hizmet sözleşmesi imzalandığını, edimlerini gereği gibi yerine getirdiklerini, davalının sözleşmeyi 02.07.2009 tarihinde feshettiğini, sözleşmede aylık ücretin 23.600 USD olarak belirlendiğini, iki aylık feshi ihbar süresinin öngörüldüğünü, şuana kadar 54.060 USD ödeme yapıldığını, 12 aylık ücret ve feshi ihbar süresinden kaynaklı alacakları toplamının 288.140 USD alacakları olduğunu ileri sürerek, anılan miktarın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin yabancı dilde düzenlendiğini, 805 sayılı Kanun’un 2 ve 4. maddesine göre sözleşmenin geçersiz olduğunu, davacının müvekkiline herhangi bir hizmet vermediğini, kötüniyetli olarak haksız kazanç sağlamak istediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin İngilizce düzenlendiği, 805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkındaki Kanun’un 1 ve 4. maddeleri uyarınca emredici yasa hükmüne aykırı olduğu, sözleşmede kaçak durumda bulunan AVM’nin imara aykırılığının giderilmesi konusunda taahhütte bulunulduğu, 818 sayılı BK’nın 19 ve 20. maddeleri uyarınca sözleşmenin hem ahlaka aykırı hemde ifasının imkansız nitelikte olduğunu, sözleşmenin yerine getirilmesi halinde sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iade talebinde bulunulabileceği, sonradan sözleşmenin geçersizliğinin iddia edilmesinin TMK’nın 2. maddesine göre hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmadığı, tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre davacının borçlu bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.