Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/9891 E. 2015/6504 K. 07.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9891
KARAR NO : 2015/6504
KARAR TARİHİ : 07.05.2015

MAHKEMESİ : TRABZON ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/03/2014
NUMARASI : 2012/227-2014/83

Taraflar arasında görülen davada Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/03/2014 tarih ve 2012/227-2014/83 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05/05/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. N.. Ç.. ile davalı vekili Av. A. Y. L. ve ihbar olunan vekili Av. Ş.. Y.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Bankanın T. Şubesi’nde çeşitli hesapları bulunduğunu, davalı çalışanı O. T.’nun çeşitli yöntemlerle müşteriler nezdinde sağladığı güveni ve bankanın kendisine verdiği yetki ve görevi kötüye kullanarak davacı, davacının eşi ve diğer mevduat sahiplerinin hesaplarını usulsüz şekilde boşaltıp zimmetine geçirdiğini, hesabından imzasız dekontlarla para çekilmiş olmasına rağmen müvekkilinin bu işlerden haberi olmadığını, davacının zarar görmesinde davalı Bankanın denetim görevini yapmadığından tam kusurlu olduğunu, olayın müvekkilinde depresyona neden olduğunu ileri sürerek, şimdilik 100.000,00 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının husumeti O. T.’na yöneltmesi gerektiğini, dava konusu olayda müvekkili bankanın kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın yetki, husumet ve esas yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalı Banka’da hesabının bulunduğu, bu hesapların emekli banka çalışanı Orhan Topaloğlu tarafından hileli yöntemlerle boşaltıp zimmetine geçirildiği, bir güven kurumu olan bankanın bu olay sebebiyle sorumluluğunun açık olduğu, manevi tazminat istemi koşullarının da oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, banka hesap sözleşmesine dayalı alacak ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, davacının, davalı Bankanın T. Şubesi’nin mudisi olduğu, anılan şubede çalışan personelin davacı hesabı dahil olmak üzere bir çok hesapta bankacılık mevzuatına aykırı işlemler yaptığı, bu nedenle davalı tarafından soruşturma başlatıldığı, davacıyı da kapsar şekilde bir çok hesap sahibine ödeme yapılmadığı hususları taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Davalı personelinin hukuka aykırı eylemleri, daha çok mudilerden önceden aldığı imzalı belgeleri iradeleri dışında kullanma şeklinde cereyan etmiştir. Taraflar arasında banka hesap sözleşmesi bulunduğu çekişmesizdir. Mülga BK’nın 98/2’nci maddesinin yollaması dolayısıyla haksız fiil hükümleri arasında düzenlenmiş bulunan manevi zararın tazminine ilişkin hükümler, aynı zamanda sözleşmeye aykırılık nedeniyle doğan zararların tazmini için de geçerli olacaktır. Mülga BK’nın 49. maddesinde düzenlenen kişilik hakları, kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir. Kişisel varlıklar, bedensel ve ruhsal tamlık, yaşam ile nesep gibi, insanın insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimlidir. Somut olayda mudilerin şikayetleri üzerine davalı Banka, bankacılık mevzuatına uygun şekilde soruşturma başlatmış olup, bu soruşturmanın belirli bir süre alacağı şüphesizdir. O halde, hesaptaki paranın makul bir süre ödenmemesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Ayrıca, davacı taraf, nasıl bir cismani zarara uğradığını, maddi nitelikte olmayan hangi kişisel değerinin ihlal edildiğini de kanıtlayamamıştır. Bu durum karşısında, davacının manevi tazminat istemi koşullarının oluşmadığı ilke olarak kabul edilerek bu kalem istemin reddi yerine, isabetli olmayan yazılı gerekçelerle kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 07/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.