Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/9927 E. 2014/19319 K. 09.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9927
KARAR NO : 2014/19319
KARAR TARİHİ : 09.12.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … (Kapatılan) 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/03/2014 tarih ve 2012/654-2014/90 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dr. … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin çevre korumasına ilişkin hizmet ve faaliyetlerde bulunduğunu, davalının şirket yönetim kurulu tarafından laboratuvar koordinatörü ve kalite sistem müdürü olarak atandığını, Çevre ve Orman Bakanlığı’ndan şirketin çevre laboratuvarı için alınan yeterlilik belgesinin yenilenmesi için zamanında başvuruda bulunulmadığı için belgenin geçerliliğini yitirdiğini, bu nedenle 40 günlük bir süre için şirketin faaliyet alanında yetkisiz kaldığını, bu süre zarfında taşeron laboratuvarlardan hizmet alınması nedeniyle şirketin zarara uğradığını, konu hakkında şirket bünyesinde düzenlenen 21/07/2011 tarihli inceleme raporunda davalının tamamen sorumlu bulunduğu, saptanan 27.240,30 TL zararın davalıya rücu edilmesi ve davalının iş akdinin feshi gerektiği sonucuna varıldığını, bu raporu takiben keyfiyetin genel kurula taşınarak 05/10/2011 tarihli genel kurulda davalı hakkında rücu davası açılması için yönetim kuruluna yetki verilmesine karar verildiğini ileri sürerek, 27.240,30 TL tazminatın taşeron laboratuvarlara yapılan ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin Çevre Ölçüm ve Analiz Laboratuvarları Yeterlilik Yönetmeliği’ne göre hareket ettiğini, yönetmelik gereğince süresi içinde başvuruların yapıldığını, yönetmeliğin 28. maddesinde “en geç üç ay içinde yerinde inceleme yapılır” ibaresinin yeterlilik belgesinin sona ermesinden önceki üç aylık süre anlamında bulunmadığını, bu sürenin bakanlığın ilgili birimini bağlayan süre olduğunu, bu hükmün davacı tarafından yanlış yorumlanarak dava açıldığını, öte yandan 2007-2009 yıllarında şirketin mali ve idari sorumluluğunun şirket yönetimi tarafından vekalet yoluyla müvekkiline ve Hakan Gevrek adlı personele devir edildiğini, böylece yönetimin kendisini sorumluluktan kurtarma yoluna gittiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, görevsizlik nedeniyle davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 29.06.2012 tarih, 2012/8542 E.- 2012/11562 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, çevre ölçüm ve analizleri yeterlilik belgesinin yenilenmesi yönünden yasada ve yönetmeliklerde öngörülmüş açık bir sürenin bulunmadığı, ancak yönetmelik hükümleri dikkate alındığında üç ay öncesinden başvuru yapılmasının ihtiyatlı bir davranış olduğu, 13.02.2011 tarihinde yeterlilik belgesi süresi sona ereceği bilindiği halde bu tarihten 26 gün önce 17.01.2011 tarihinde bakanlığa belgenin yenilenmesi için başvuru yapıldığı, 25.03.2011 tarihinde belgenin yenilendiği, yenileme belgesinin sona erdiği tarih ile yeni belgenin alındığı tarih arasında davacı şirket laboratuvarında bizzat ölçüm yapamayacağından 3. kişilerden hizmet almak zorunda kalındığı ve bu şirketlere 27.340,30 TL ödeme yapıldığı, davalıya verilen vekaletnamenin özel bir yetki içermediği, genel nitelikte olduğu, davalının TTK’nın 340. maddesi uyarınca icra işleri ile sınırlı olarak görev yapmak üzere yönetim kurulunca görevlendirildiği, TTK’nın 319. maddesi anlamında yönetim kurulunun yetkilerini devrettiği murahhas müdürlerden farklı olduğu, yeterlilik belgesinin zamanında yenilenmesinin şirket için önemli olup, yönetim kurulunun gerekli önlemleri almaması ve talimatlar vermemesinin ihtiyatsız bir davranış şekli olduğu, bu kapsamda davalının sadece koordinasyon eksikliği nedeni ile sorumlu tutulabileceği ve %25 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 6.810,07 TL’nin 18/08/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ve davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 348,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, davacıdan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.