YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10033
KARAR NO : 2015/12011
KARAR TARİHİ : 16.11.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/01/2015 tarih ve 2014/527-2015/13 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin fırın işlettiğini, davalı Banka’dan ticari krediler kullandığını, bu ticari kredilerden dolayı dosya bedeli adı altında ücret alındığını ileri sürerek, 2.233,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; ıslah dilekçesiyle talebini 3.613,50 TL’ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, yapılan işlemin kanuna uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; sosyal adalet, eşitlik ve sosyal devlet ilkeleri gereğince, iktisaden güçlü olanın kendi hazırladığı haksız şartlar içeren sözleşmeler ile bazı ayrıcalıklar kazanmasının mümkün olmadığı, sözleşmelerdeki haksız şartlar içeren hükümlerin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Taraflar arasındaki konut kredisi ile ilgili davalarda Tüketici Mahkemesi görevli olup, mahkemece, Ticaret Mahkemesi sıfatıyla karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
2-Diğer talepler yönünden ise; taraflar arasında ticari kredi sözleşmelerinin söz konusu olduğu, sözleşme tarihleri itibariyle TBK’nın 20 vd maddelerinde düzenlenen genel işlem şartının uygulanamayacağı, kaldı ki hükme esas alınan bilirkişi raporunda BSMV’nin de bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereğince, dava konusu taleplerin yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken bu yapılmaksızın ve BSMV’ye ilişkin istemin vergi mevzuatından kaynaklanan bir alacak olduğu gözetilmeksizin, yazılı gerekçeyle davanın kabulü yerinde görülmediğinden, hükmün davalı lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.