YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10092
KARAR NO : 2015/10279
KARAR TARİHİ : 12.10.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL (KAPATILAN) 36. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/11/2013
NUMARASI : 2011/323-2013/242
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 36. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.11.2013 tarih ve 2011/323-2013/242 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 29.04.2009 tarihinde davalı bankadan müvekkili şirket yetkilisi tarafından müvekkilinin üretim yaptığı tarlanın yıllık kira bedeli olan 18.471,00 TL’nin mal sahibine telefon ihbarlı olarak havale yapıldığını, ancak mal sahibi tarafından müvekkili aleyhine tahliye istemli icra takibinde bulunulduğunu, müvekkili tarafından takibe itiraz edildiğini, İstanbul 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nde açılan itirazın kaldırılması davasında davalı bankaya müvekkili tarafından mal sahibi hesabına havale yapılıp yapılmadığının sorulduğunu, davalı bankadan gelen yazılarda bu şekilde havale bulunmadığının bildirildiğini, bu nedenle açılan davanın %40 icra inkar tazminatı da dahil müvekkili aleyhine sonuçlandığını, davalı bankanın karardan sonra İstanbul 1. İcra Hukuk Mahkemesi’ne düzeltme yazısı gönderdiğini ancak hak kaybının önlenemediğini, davalı bankanın müvekkilinin gayrimenkulden tahliye edilmesine ve 750.000,00 TL zarara uğramasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek müvekkilinin davalı uhdesinde bulunan 18.471,00 TL alacağının ve fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere 5.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili tarafından İstanbu 1. İcra Hukuk Mahkemesi’ne gönderilen ve dava konusu havaleye ilişkin ilk aşamada yapılan inçelemede kira alacağına mahsuben havaleye rastlanmadığı şeklinde cevap verildiğini, ancak daha sonra tekrar yapılan incelemede havalenin tesbit edildiğini, durumun mahkemeye karar verilmeden önce gecikmeksizin 20.04.2010 tarihli yazı ile bildirildiğini, mahkemenin karardan önce müvekkilinin gönderdiği yazıyı incelediğini ve davacının hak kaybının söz konusu olmadığını, havale bedelinin alacaklının mülkiyetine geçtiğini ve geri alınması koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; İstanbul 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 20.04.2010 tarihli 2010/623 Karar sayılı ilamında davalı bankanın cevabından bahsedildiği ve cevabın karar verilirken gözönüne alındığı, bu haliyle davacının davalı bankanın kusurundan kaynaklanan zararının olmadığı, kaldı ki davacının taşınmaz üzerindeki tasarrufunun devam ettiği ve davacının herhangi bir zararının oluşmadığı, davacı tarafından yatırılan kira bedelinin dava dışı mal sahibinin uhdesine geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 12.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.