Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/1028 E. 2015/6577 K. 08.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1028
KARAR NO : 2015/6577
KARAR TARİHİ : 08.05.2015

MAHKEMESİ : ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada… Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/04/2014 tarih ve 2013/604-2014/183 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin mallarını taşıdığını, yapılan nakliye karşılığında 4 adet toplam 4.900,00 Euro bedelli fatura keşide edildiğini, davalının bu alacağın 750,00 Euro’ sunu ödediğini, kalan bakiye için icra takibi başlatıldığını, ancak borçlunun haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalının % 40’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından teslim edilen malzemede yükleme ve nakliye hatasından kaynaklı hasar tespit edildiğini, müvekkilinin davacının kusuru nedeniyle uğradığı zarardan dava konusu nakliye bedeline tekabül eden kısmı için takas mahsup hakkını kullandığını, bu nedenle müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddi ile davacının %40’tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında davalıya ait eşyanın davacı tarafından uluslararası karayolu ile taşınması için anlaşma olduğu, davacı tarafından taşınan emtianın nakliye sırasında ıslanmak sureti ile hasarlandığı, oluşan hasardan davacının sorumlu olup CMR 17. maddesinde ön görülen kurtuluş beyyinelerinden istifade edemeyeceği, CMR sigortacısı tarafından davalıya ödeme yapıldığı hususunun ispatlanamadığı, davalının emtiasında meydana gelen hasarın davacının navlun alacağından daha fazla olduğu ve davalının takas mahsup talebinde bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine ve davacı takip yapmakta haksız ve kötü niyetli olduğundan %40 oranında tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, mahsup talebinin her aşamada ileri sürülebilecek olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak davacı taşıma ücretini talep etmiş olup, davalı da takip talebinden önce mahsup def’inde bulunmuş ise de; mahsup edilecek alacak taşınan emtianın hasarından kaynaklanmaktadır. Hasarın oluşumunda tarafların kusurları, hasarın miktarı yargılamayı gerektirmekle mahsup edilecek alacak likit olmadığından davacının haksız ve kötü niyetli olduğu söylenemez. Bu itibarla, davalının kötü niyet tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.