Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/1038 E. 2015/6481 K. 06.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1038
KARAR NO : 2015/6481
KARAR TARİHİ : 06.05.2015

MAHKEMESİ : BEYKOZ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/05/2014
NUMARASI : 2013/312-2014/239

Taraflar arasında görülen davada Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/05/2014 tarih ve 2013/312-2014/239 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin 15/01/2012 keşide tarihli 10.000,00 TL bedelli çekin vadesinde ödenmediği için icra takibine konu ettiğini, takibin zamanaşımına uğraması nedeniyle işbu alacak davasını açtığını, davalı keşidecinin çek nedeniyle borçlu olmadığı ve çekin rızası hilafına elinden çıktığını iddia ederek açtığı menfi tespit davasının da reddedildiğini, diğer takip borçlusu Uğur’u tanımadığını savunan davalının, Uğur’un ev sahibi olduğunu, müvekkilinin de söz konusu çeki Uğur’dan ciro yoluyla aldığını, iyiniyetli üçüncü kişi sıfatıyla müvekkilinin ödenmeyen çek bedeli kadar alacaklı olduğunu ileri sürerek 10.000 TL alacağın keşide tarihinden itibaren hesaplanacak olan yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili; takip ve dava konusu yapılan çekin müvekkilinin rızası dışında elinden çıktığını, müvekkilinin davacı şirketle hiçbir zaman ticari bir ilişkisi olmadığını dolayısı ile bir borcunun da olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu çekin vasfına yönelik davalı tarafça herhangi bir itirazda bulunulmadığı, davalının 3. şahısların haksız yere çeki elinde bulundurduğuna dair herhangi bir yazılı ve tutarlı bir delil ibraz edemediği gibi bu durumun aksini de başkaca delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.000 TL alacağın 15/01/2012 keşide tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davanın (6762 sayılı TTK m. 644) 6102 sayılı TTK 732. maddesine dayalı sebepsiz zenginleşme davası niteliğinde olup çekin zamanaşımına uğradığı olgusunun davalı yanca kabul ve ikrar edilmiş bulunmasına ve davada ispat yükünün davalı keşidecide bulunmasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 486,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.