Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/1052 E. 2015/3656 K. 16.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1052
KARAR NO : 2015/3656
KARAR TARİHİ : 16.03.2015

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/02/2014 tarih ve 2013/422-2014/96 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Federal Almanya Cumhuriyeti Essen Asliye Hukuk Mahkemesi 12. Sivil Hukuk Dairesi’nin 12 O 306/09 numaralı ve 10.03.2010 tarihli kararının ve yargılama masraflarına dair masraflar tespit kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, tenfize konu yabancı mahkeme ilamında 5718 sayılı MÖHUK’un 54. maddesinde sayılı tenfize engel durumlardan hiçbirinin bulunmadığı, İtiraz süresi ve savunma için Alman Usul Kanunu’ndaki hükümlere uygun bir şekilde davalının savunma hakkı kısıtlanmadan yargılama yapıldığı, ayrıca, tenfizi istenen ilamın Türk Mahkemelerince verilen kararla çelişki oluşturulmasına, bizzat davalı tarafın sebebiyet verdiği bu haliyle Türk kamu düzenine açıkça aykırılığın sözkonusu olmadığı gerekçesiyle, asıl kararın tenfizine, yargılama masraflarına dair masraf tespit kararının ise tebliğ şeklinin Lahey Sözleşmesi hükümlerine uygun olmadığı gerekçesiyle tenfiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, davaya konu Federal Almanya Cumhuriyeti Essen Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen asıl kararın usulüne uygun olarak davalı yetkilisine tebliğ edildiği ve süresinde yasal yollara başvurulmadan kesinleştiği tespit edilmiş, bu itibarla asıl kararın tenfizine karar verilmiştir. Tenfizine karar verilen asıl kararda dava masraflarının davalıya yüklendiği belirtilmiş olup, bu kararın Lahey Sözleşmesi hükümlerine uygun olarak davalıya tebliğ edildiği kabul edildiğine göre, bilahare adli memur tarafından düzenlenen ve mahkeme masraflarının tutarını gösterir masraf tespit kararının da Lahey Sözleşmesi hükümlerine göre tebliğinin gerekmediği düşünülerek, masraf tespit kararının da tenfizine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.