YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1058
KARAR NO : 2015/6702
KARAR TARİHİ : 11.05.2015
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY (KAPATILAN) 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/09/2014
NUMARASI : 2013/198-2014/224
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy (Kapatılan) 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/09/2014 tarih ve 2013/198-2014/224 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı E.. M..’in yaklaşık 6 yıl müvekkilinde fabrika müdürü olarak çalıştığını, 04.07.2012 tarihinde iş akdini feshederek işten ayrıldığını, E.E. M.’in fabrika müdürü olduğu için müvekkilinin müşterilerini bizzat tanıdığını, müvekkilinden ayrıldıktan hemen sonra sözleşmede 2 yıl süre ile aynı alanda faaliyette bulunan bir başka işyerinde çalışmama yükümü de olduğu halde aynı sektörde faaliyet gösteren ve müvekkil şirketin müşterisi olan M.. Ş..’nde çalışmaya başladığını, davalıların müvekkil şirketin müşterilerini aldatıcı ve kötüleyici beyanlarla ayarttıklarını, birlikte haksız rekabet eyleminde bulunduklarını ileri sürerek haksız rekabetin tespitini, men’ini, şimdilik 50.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı E.. M.. vekili, müvekkilinin davacı ile arasındaki iş aktinin haklı sebeplerle feshedildiğini, davacının kötülenerek haksız rekabet yapıldığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davalı şirketin dava dilekçesinde bahsedilen şirketlerle iş ilişkisinin yasal çerçevede bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, diğer davalının müvekkilinde müdür olarak değil sigortalı işçi olarak çalıştığını, haksız rekabete sebep olacak bir fiilde bulunamayacağını, haksız rekabet iddiasına delil gösterilen şirketlerin müvekkili ile iş yapmasının müvekkilinin bilinen bir firma olmasından kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dinlenen tanıkların davalı E. E.’ın davacı şirketi kötülediğine ilişkin herhangi bir beyanda bulunmadıkları, davacının iddiasını TTK’nun 55. maddesi gereğince, müşteri kaydırma, yanlış yanıltıcı ve kötüleme olgusuna dayandırdığı, iddialarını ispata elverişli delil ibraz edemediği, zarar olgusunu da ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 11/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.