YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10846
KARAR NO : 2015/13273
KARAR TARİHİ : 09.12.2015
MAHKEMESİ :…. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/04/2014
NUMARASI : 2014/3-2014/56
Taraflar arasında görülen davada …. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30/04/2014 tarih ve 2014/3-2014/56 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin A… A.. İ… Ö…’ın (Ö…) mirasçıları olduğunu, murisin çok sayıda tanınmış eseri bulunan, kitapları ve albümleri yayınlanmış olan bir halk ozanı olduğunu, “Mecnunum Leylamı Gördüm” adlı eserin söz ve müziğinin murisleri A… A.. İ… Ö…’a ait olup, ölümünden evvel bu eseri okuduğunu, eserin plak ve kasetlerde yer aldığını, davalılardan K… Müzik etiketiyle çıkan “Gülün Kokusu Vardı” isimli albümde anılan eseri diğer davalı E… O…’un müvekkillerinden izin almadan okuduğunu, eserin orijinalinden farklı bir tarzda bestelenerek tespit ettirildiğini, eser sahibinin adının CD ve kaset kapaklarına yazılmadığını, içindeki kitapçığa ise söz sahibi olarak “İ….-H… H… O…” yazılarak yanıltıcı mahiyette umuma arz edilerek çoğaltılıp, yayıldığını, bu şekilde müvekkillerinin FSEK ile koruma altına alınmış olan mali ve manevi haklarının davalılar tarafından ihlal edildiğini ileri sürerek, eser sahibinin adının bandrollere derç edilmesine, bu aşamada mümkün değilse mevcut haliyle çoğaltılıp yayılmasının men’ine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile her bir mirasçı için 2.000,00 TL olmak üzere FSEK 68. maddesi gereğince tespit edilecek mali hakka ilişkin rayiç bedelin 3 katı ile 70/3. maddesi gereğince temin edilen karın ve her bir mirasçı için 5.000,00 TL olmak üzere FSEK 70/1 maddesi gereği tespit edilecek manevi tazminat ile davalının kötü niyetli olması ve eser sahibinin kişilik haklarının da ihlali nedeniyle MK’nın 2. ve BK’nın 49. maddeleri gereğince her bir mirasçı için 500,00 TL tazminatın eser işletme belgesinin alındığı 02.03.1998 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsili ile karar özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davaya konu eserin davacıların murisine ait olmayıp, 17. yüzyılda yaşamış olan İ… adlı bir halk şairine ait olduğunu, davalılardan E… O…’un icracı olduğunu, albümle ilgili izinlerin albümün yapımcısı tarafından alındığını, hukuken E… O…’un bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacıların tüm istemlerinin haksız ve dayanaksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, terekeye mümessil tayini kararının dosyaya sunulmakla eksikliğin giderildiği, bilirkişi raporunda belirlenen 2.818,96 TL’lik rayiç bedelin FSEK’in 68. maddesine göre 3 kat hesapla 8.456,88 TL olduğu, bu tutar üzerinden, davacıların kendi miras paylarına düşen maddi tazminatı talep edebilecekleri, raporda nesnel yöntemle “Mecnunum Leylamı Gördüm” adlı eserin davalı şirket ve gerçek kişi tarafından FSEK’in 52. m. uygun bir yazılı izin olmaksızın çoğaltılıp, yayıldığı, mali hakların ihlal edildiğinin tespit edildiği, davalılardan M.. O..’un icracı sanatçı, diğer tüzel kişinin ise yapımcı sanatçı olduğu, davalıların eylemi ile eser sahibine ait mali nitelikte çoğaltma ve yayma hakkı ihlal edildiği gibi, umuma arz konusundaki karar verme hakkının da ihlal edildiği, “Mecnunum Leylamı Gördüm” adlı eserin tanınmasını sağlayan kişinin davacıların murisi A… A.. İ… Ö… olduğu tespit edildiğinden davacıların FSEK kapsamında mali ve manevi hakka sahip oldukları, davacı tarafça emsal rayiç konusunda talepte bulunulmuş ise de, mahkeme kararları dışında somut bir emsal sunulmadığından bilirkişi kurulu tarafından yapılan nesnel hesabın esas alınması ve manevi tazminata ilişkin karar açısından temyiz itirazları reddedildiğinden, bu konuda yeni bir karar verilmeyip, eski karara yollama yapmak gerektiği gerekçesiyle, davalıların “Mecnunum Leylamı Gördüm” adlı müzik eserini çoğaltma ve yayma eylemlerinin men edilmesine, bu konuda verilen ihtiyati tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devam etmesine, 8.456,88 TL maddi tazminatın Ankara 7. Sulh Hukuk Makemesi’nin 95/1140-96/22 sayılı veraset kararında gösterilen payları oranında 02/03/1998 tarihinden değişen oranlı ticari faiziyle davalılardan alınarak davacılara verilmesine, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Mahkemece verilen karar davacılar vekili tarafından da temyiz edilmiş ise de, Dairemizin 25/02/2015 tarih, 2014/12464 E- 2015/2525 K. sayılı ilamı ile, davacılar vekilinin temyiz harcını yatırdığına ilişkin makbuza dosya içerisinde rastlanılamadığı ancak, süresinde verilen temyiz dilekçesi temyiz defterine kaydedilmiş olduğundan temyiz harcı yatırılmış ise, buna ilişkin makbuzun eklenmesi aksi halde, HMUK’un 434/son maddesi gereğince süre verildikten sonra işlem yapılması gerektiği gerekçesiyle, dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verildiği, geri çevirme kararı sonrası mahkemece davacılar vekiline temyiz harç ve masraflarının verilen kesin süre içerisinde yatırılmasını içerir muhtıra tebliğ edilmesine rağmen, harç ve masraflar verilen kesin süre içerisinde yatırılmadığı gibi, 26/03/2015 tarihli dilekçe ile yatırılmayacağının da bildirildiği anlaşıldığından, Dairemizin 10/06/2015 tarih, 2015/4294 E-2015/8047 K. sayılı ilamı ile, HUMK’un 434/son maddesi uyarınca temyiz harcının yasal süre içerisinde tamamlanmaması durumunda mahkemece temyiz isteminden vazgeçilmiş sayılacağına dair bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek, geri çevirme kararı verildiği ve işbu karar sonrası mahkemece, 06/07/2015 tarihli ek karar ile davacılar vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilerek, kararın taraf vekillerine tebliğ edildiği ancak, ek kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmemesi nedeniyle kesinleştiği ve bu itibarla, Dairemizce karar verilecek bir temyiz istemi bulunmadığı anlaşıldığından, davacılar vekilinin temyiz istemi hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
2- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
3- Dava, FSEK kapsamında koruma altına alınmış musiki eseri üzerindeki mali ve manevi hakların davalılar tarafından ihlali nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini ile tecavüzün men’i istemlerine ilişkindir. Davacılar, dilekçelerinde her bir davacı için 2.000,00’er TL olmak üzere toplam 6.000,00 TL’nin tahsili talebi ile bu miktar üzerinden harcı yatırılmak suretiyle dava açmışlardır. Her ne kadar, dava dilekçesinde 5846 sayılı FSEK’in 68. maddesine dayalı olarak 3 kat tutarında tazminat talep edilmiş ise de, bilirkişi tarafından belirlenen rayiç bedel olan 2.818,96 TL üzerinden 3 kat tutarı 8.456,88 TL bakımından önceki harcı yatan toplam 6.000,00 TL dışında kalan miktar için ıslah dilekçesi verilip, harcı tamamlanmadığına göre, mahkemece dava dilekçesi ile talep edilen ve harcı yatırılan miktar ile bağlı kalınmak suretiyle tahsil kararı verilmesi gerekirken, 5846 sayılı FSEK’in 68. maddesi uyarınca belirlenen 3 kat telif tazminatı tutarının tümünü oluşturacak şekilde 8.456,88 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
4- Kabule göre de, mahkemece hükmedilen telif tazminatının davalılardan tahsili ile muris A.. İ… Ö… terekesine verilmesine dair hüküm tesisi gerekirken, uyulan bozma ilamına aykırı olarak ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde veraset ilamında gösterilen payları oranında davacılara ödenmesine şeklinde hüküm tesisi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz istemi hakkında Dairemizce yeniden bir karar verilmesine yer olmadığına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) ve (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 09/12/2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
Başkan Vekili Üye Üye Üye Üye
Levent Yavuz H.G.Vuraloğlu M.U.Tarhan R.C.Hanedan E.S.Baydar (M)
28/12/2015 GÜL
– KARŞIOY –
5846 sayılı Fikri ve Sanat Eserleri Kanun’un 68/1 maddesinde “Eserin, eser sahibinin izni olmadan çevrilmesi, sözleşme dışı veya sözleşmede belirtilen sayıdan fazla basılması diğer biçimde işlenmesi veya radyo, televizyon gibi araçlarla yayınlanması veya temsil edilmesi halinde, izni alınmamış eser sahibinin sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya rayiç bedel itibariyle uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını isteyebileceği” düzenlenmiş,
Aynı Yasa’nın 66/son maddesinde “tecavüzün şümulü, kusurun olup olmadığı ve ağırlığının takdir edileceği” öngörülmüş,
6088 sayılı Türk Borçlar Yasası’nın 51/1 maddesinde “Hakimin tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını gözönüne alarak belirleyeceği” vaz’edilmiş,
4721 sayılı Türk Medeni Kanun’un 4. maddesinde de “Kanun’un takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini yada haklı sebepleri gözönünde tutmayı emrettiği konularda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği” belirtilmiştir.
5846 sayılı Yasa’nın 68/1 maddesinde öngörülen sınırlama, mali haklara tecavüz halinde hak sahiplerinin dava yolu ile talep edebilecekleri azami had olup, yasa hükmü hakimin bu üst sınır ile bağlı olduğuna ilişkin bir düzenleme veya takdir yetkisine yönelik bir olumsuzluk taşımamaktadır.
Hakim, bu sınır içinde kalmak kaydıyla, açıklanan yasa hükümlerine göre somut gerekçelerle tazminatı takdir edecek ve gerekçesini de karar yerinde gösterecektir.
Somut uyuşmazlıkta, hakim, 5846 sayılı Yasa’nın 68/1 maddeleri gereğince, hiçbir değerlendirme yapmaksızın ve gerekçesini karar yerinde somut bir şekilde tartışmaksızın 3 katı maddi tazminata hükmetmiş olup mahkemenin bu şekilde gerçekleşen kabulü, 5846 sayılı Yasa’nın 68/1, 66/son, TBK 51/1 ve TMK 4. maddesi hükümlerine aykırı olduğundan kararın bu gerekçe ile de bozulması gerekirken yazılı şekilde bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.