Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/1200 E. 2015/6484 K. 06.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1200
KARAR NO : 2015/6484
KARAR TARİHİ : 06.05.2015

MAHKEMESİ : İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/10/2014
NUMARASI : 2013/199-2014/187

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/10/2014 tarih ve 2013/199-2014/187 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekilinin gıda sektöründe faaliyet gösteren yurt içinde ve yurt dışında tanınmış bir şirket olduğunu, müvekkilinin S. A.+ şekil ibareli 2008/25740 nolu markasını 30. sınıflardaki emtialarda kullandığını, ayrıca “A.” ibaresi için 29, 30, 31. sınıflarda marka tescil başvuru olduğunu, davalı tarafın tescilli 2011/08746 nolu markasının müvekkiline ait markayla iltibasa yol açacak şekilde benzer olduğunu ve tüketiciyi yanıltabileceğini ileri sürerek davalı adına tescilli 2011/08746 nolu markanın hükümsüzlüğünü, sicilden terkinini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; acuka ibaresinin anonim ve cins bir isim olduğunu bu sözcüklerin tek başına marka olarak tescilinin mümkün olmadığını, ayrıca müvekkil markası ile davacı markasının iltibasa sebep olmayacak kadar farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia savunma ve tüm dosya kapsamına göre; her iki taraf markasının da 30. sınıf emtia grubunda tescilli olduğu, A.’nın yazılı olduğu zemin renginin her iki markada da kırmızı olup A.’nın benzer şekil içine yerleştirildiği, davalı markasında vurgulayıcı ve göze çarpan unsurun “A.a” ve şekil olduğu ve davacının markasına görsel olarak benzediği, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b anlamında iltibasa yol açıcı benzerlik bulunduğu, A. ibaresinin her iki markada da ön planda olduğu, markalar arasında görsel, işitsel benzerlik bulunduğu, A. kelimesinin uydurulmuş bir kelime olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2011/08746 nolu markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı markasının hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının A.’nın bir yemek çeşidi olduğu yönündeki savunması reddedilerek “A.” ibaresinin uydurulmuş bir kelime olduğu ve taraf markaları arasında iltibasa yol açacak şekilde benzerlik bulunduğunun kabulü ile hüküm kurulmuş ise de; söz konusu ibarenin “A.” yada “A.” olarak ifade edilebileceği ve A. olarak tanımlanan yöresel bir yemek çeşidinin mevcut olduğu basit bir araştırma ile saptanabilir olmasına karşın davalının savunması üzerinde bu açıdan durulmaksızın yazılı gerekçelerle hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.