YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12101
KARAR NO : 2015/13572
KARAR TARİHİ : 16.12.2015
MAHKEMESİ : … .. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/01/2015
NUMARASI : 2012/118-2015/8
Taraflar arasında görülen davada … .. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/01/2015 tarih ve 2012/118-2015/8 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tarafların kardeş olup, …. İnş. Turzim. San. ve Tic. A.Ş. aile şirketini kurduklarını, çalışmalarının 26/02/2004 tarihinde şirketin hisse dağılımı sulh sözleşmesinin yapıldığı tarihe kadar devam ettiğini, Eyüp 1 Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/11 Esas sayılı dosyası ile … İnş. Tur. San. Ve Tic. A.Ş. tarafından müvekkili aleyhine 71 pafta, 42 ada, 220 parsel sayılı 4-8-16-17-21-22-26 ve 27 no’lu bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile şirket adına tescili için 05/01/2004 tarihinde dava açıldığını, dava açıldıktan sonra müvekkili ile davalıların 26/02/2004 tarihinde bir araya gelerek … İnş. A.Ş. ortak edinilmiş malların dağılımının yapıldığını, … … Center’de bulunan 4 no’lu giriş dükkan ve 16-17-26-27 no’lu ofis dükkanlarının müvekkiline sulh sözleşmesi ile bırakıldığını, sulh sözleşmesinden sonra 29/03/2004 tarihinde noterde düzenlenen taahhütname ile 220 parsel sayılı taşınmazda hiçbir hak iddia edilmediğinin ve taşınmazların müvekkiline ait olduğunun davalılarca taahhüt edildiğini, 26/02/2004 tarihli sulh sözleşmesi ve 29/03/2004 tarihli noter taahhütnamesine karşılık sözleşmenin şirket kaşesi ve şirkete izafeten yapılmadığı için müvekkiline verilmesi taahhüt edilen taşınmazların … .. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/11 Esas sayılı dosyasında mahkeme kararı ile geri alındığını, müvekkilinin sulh sözleşmesindeki tüm edimlerini yerine getirdiği halde davalıların edimlerini yerine getirmediklerini ileri sürerek, sulh sözleşmesi ve taahhütname uyarınca alacak haklarının tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL’nin en yüksek banka reeskont faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile talebini 1.205.000,00 TL’ne yükseltmiştir.
Davalı … … vekili, sulh sözleşmesi ve taahhütnamenin içeriğine aykırı hareket edilmediğini, davacının iddiasına dayanak davanın … İnş. Turz. San. ve Tic. A.Ş. tarafından açıldığını ve bu şirketin tüzel kişiliğinin olması nedeniyle eylem ve davranışlarının müvekkilini bağlamadığını, 26/02/2004 tarihli sözleşme ve 29/03/2004 tarihli taahhüt belgesinin ifa yönünden hukuki ve fiili imkansızlık nedeniyle hukuken geçerli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, sulh sözleşmesinde … … Center’de bulunan 4 no’lu giriş dükkan ile 16-17-26-27 no’lu ofis dükkanların davacıya bırakılmasının kabul edildiği, sözleşmenin taraflarca imza edildiği ve adi yazılı şekilde yapıldığı, … .. Noterliği’nin 29/03/2004 tarihli taahhütnamesinde de 220 parsel sayılı gayrimenkulden hiçbir hak ve iddia etmediklerini, davacıya ait olduğunu, davalıların kabul ve taahhüt ettikleri, … .. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/11 E. sayılı dosyasının 25/01/2007 tarihinde karara çıkmış olup, kararda 4-8-16-17-21-22-26 ve 27 no’lu bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile … İnş. Turizm. San. ve Tic. A.Ş. adına tesciline karar verildiği, karardan önce işbu davaya konu sulh sözleşmesi ile noterlik taahhütnamesinin davacı tarafından dosyaya sunulduğu, incelendiği, davacı tarafından temyiz konusu da yapıldığı, verilen kararın Yargıtayca onandığı, kararın kesinleştiği, ortada kesinleşmiş yargı kararı bulunduğu, sulh sözleşmesinin adi yazılı şekilde yapıldığı, taahhütnamenin ise, gayrimenkul devir iradesi niteliğinde olmadığından geçerli olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı tarafça, taraflar arasında akdedilen 26/02/2004 tarihli sulh sözleşmesi ile sözleşmeden sonra, 29/03/2004 tarihinde noterde düzenlenen taahhütname uyarınca alacak haklarının tespiti ve tahsili istemi ile açılan ve 24/02/2014 tarihli ıslah dilekçesi ile de, geçerli olan sözleşme uyarınca tamamen kötüniyetli olarak davacının elinden alınan taşınmazların bedelinin tahsili, bu talebin kabul edilmemesi halinde ise, davacının sözleşme uyarınca adına kayıtlı taşınmazları davalılara devrettiği fakat, kendisine verilen yerlerin geri alındığı, bu nedenle de davalıların sebepsiz zenginleşmeleri göz önünde tutularak bu bedelin tahsili istemli davada, yukarıda özetlendiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, her ne kadar mahkemece … ..Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/11 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında işbu dava konusu sulh sözleşmesi ile noterlik taahhütnamesinin sunulduğu, incelendiği, temyiz konusu da yapıldığı, buna rağmen 25/01/2007 tarihinde verilen kararın onanarak kesinleştiği, kesinleşmiş yargı kararı bulunduğu, sulh sözleşmesinin adi yazılı şekilde yapıldığı, taahhütnamenin ise, gayrimenkul devir iradesi niteliğinde bulunmadığından geçerli olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş ise de, … …Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/11 Esas sayılı dosyasında görülen ve kesinleşen davanın konusu, dava sebebi ve tarafları farklı olduğundan işbu dava yönünden kesin hüküm teşkil etmeyeceği gibi, taraflar arasında akdedilen sulh sözleşmesi ile noterde düzenlenen taahhütname geçersiz kabul edilse bile, tarafların anılan sözleşme uyarınca edimlerini yerine getirip getirmedikleri, davacı tarafça sözleşmeden kaynaklanan edimler yerine getirilmiş ise, davacının, davalılara devrettiği taşınmazların bedeli kadar zarara uğrayıp uğramadığı değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.