Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/12220 E. 2015/11261 K. 28.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12220
KARAR NO : 2015/11261
KARAR TARİHİ : 28.10.2015

MAHKEMESİ : KOCAELİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/06/2015
NUMARASI : 2014/226-2015/471

Taraflar arasında görülen davada Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen15/06/2015 tarih ve 2014/226-2015/471 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve fer’i müdahil TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakladava, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra. dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Y.Bank A.Ş.’nin İ. Şubesi’nde 18/10/1999 tarihinde 2.200,65 TL ve 8.772,96 TL bedelli, %84 faiz oranlı bir hesap açtığını, 22.12.1999 tarihinde bankaya TMSF tarafından el konulduğunu, müvekkilinin mevduatının bilgisi dışında banka tarafından yurt dışındaki off shore hesaplarına aktarılmış gibi işlem yapıldığını, gerçekte ise, paranın davalı banka sahiplerinin diğer şirketlerinin hesaplarına aktarıldığını, banka sahipleri hakkında ceza yargılaması sonunda mahkumiyetlerine karar verildiğini, müvekkilinin yatırmış olduğu paranın taraflarına iade edilmediğini ileri sürerek, 2.200,65 TL ve 8.772,96 TL’nin 18/10/1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı. Yasa’nın 2/2 maddesi uyarınca avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ING Bank A.Ş. vekili, husumet, zaman aşımı, yetki, hak düşürücü süre yönünden davanın usulden ve davacının daha fazla faiz getirisi elde etmek için seçtiği hesap türü ve parasını bu hesapları değerlendirmek üzere verdiği talimat ve müvekkili bankanın da davacının bu talimatına uygun gerçekleştirdiği bir havale işlemi bulunduğunu savunarak, esastan da reddini istemiştir.
Fer’i müdahil TMSF vekili, husumet, zaman aşımı, hak düşürücü süre yönünden davanın usulden ve davacının serbest iradesiyle kıyı bankacılığını tercih ettiğini, müvekkilinin ayrı bir tüzel kişiliği olup, off shore bankası ile aralarında hiçbir organik bağın ve müvekkilinin off shore bankası nezdindeki mevduatlar için bir garantisinin bulunmadığını, davacının off shore hesap cüzdanını aldıktan sonra herhangi bir itirazının olmadığını, ceza mahkemesi kararının kesin delil niteliğinde bulunmadığını, bankanın vekalet görevini yerine getirdiğini, faiz talebinin yerinde olmayıp, hükmedilecek faiz oranının ancak vadesiz hesaplara uygulanan faiz oranı olabileceğini savunarak, esastan da reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının tüketici olup, uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklanması sebebiyle, dava tarihi de gözetildiğinde davanın 6502 sayılı. Yasa’nın 3/k-l ve 73. maddesi. gereğince tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, karar kesinleştiğinde ve talep edildiğinde dosyanın görevli Kocaeli Tüketici Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ING Bank A.Ş. vekili ile fer’i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili ve fer’i müdahil TMSF vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekili ve fer’i müdahil TMSF vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, fer’i müdahil TMSF harç ve cezadan muaf olduğundan harç ve ceza almasına yer olmadığına 28/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.