YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1315
KARAR NO : 2015/6705
KARAR TARİHİ : 11.05.2015
MAHKEMESİ : ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/07/2014 tarih ve 2013/622-2014/362 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine başlattığı takipte 38.742 TL tutarındaki borcun kabul edilerek bakiyesine itiraz edildiğini, davalının icra hukuk mahkemesine müvekkiline husumet yöneltmeksizin başvurması sonucu takibin durdurulmasına ilişkin icra müdürlüğü kararının kaldırıldığını ileri sürerek müvekkilinin Beykoz İcra Müdürlüğü’nün 2012/2412 Esas sayılı dosyasında itiraz edilen miktar üzerinden borçlu olmadığının tespitini ve kötüniyet tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ticari vekillik sözleşmesinden kaynaklanan alacağına ek olarak müvekkiline ait taşıtların davalı tarafından kiralanmasından kaynaklanan alacağı ile demirbaş kullanım bedelinin iade edilmemesinden kaynaklanan alacağının da bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının takip konusu tutarın 69.250,83 TL tutarındaki kısmından sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının Beykoz İcra Müdürlüğü’nün 2011/2412 sayılı takip dosyasında davalıya 69.250,83 TL borçlu olmadığının tespitine, %40 oranında 27.700,33 TL tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayanılarak davacı aleyhine yapılan icra takibinde borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı, menfi tespit davasını açarken itiraz ettiği değer üzerinden borçlu olmadığının tespitini istediğini belirtmiş ve icra dosyasında bir kısım borcu kabul ettikten sonra asıl alacak, faiz ve diğer ferileri ile birlikte yapılan hesaba göre menfi tespit davasında dava değerini 88.020 TL olarak göstermiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, icra takibinde istenen miktarın dava tarihi itibariyle ulaştığı tutar dikkate alınmamış, takip talebinde gösterilen değer üzerinden davacının kabul ettiği miktar düşülmek suretiyle davacının 69.250,83 TL borçlu olmadığı yönünde görüş bildirilmiş, mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve davacının 69.250,83 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Davacının, davasını icra dosyasında istenen
miktarın dava tarihi itibariyle ulaştığı değere göre açtığı, harcını da bu değer üzerinden yatırdığı gözetildiğinde, mahkemece, icra dosyasında talep edilen alacağın, dava tarihi itibariyle asıl alacağa terettüp eden faiz, vekalet ücreti, harç gibi kalemlerin ne miktara ulaştığının tespiti ile dava değeri olarak gösterilen miktardan ne tutarda borçlu olunmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sadece takip talebinde gösterilen miktar üzerinden belirlenen tutarda borçlu olunmadığının tespitine dair ve fazlaya ilişkin talebin reddi sonucunu doğuracak şekilde hüküm kurulması, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin de buna göre belirlenmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.