YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1373
KARAR NO : 2015/6800
KARAR TARİHİ : 13.05.2015
MAHKEMESİ : MALATYA 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/11/2014
NUMARASI : 2014/189-2014/325
Taraflar arasında görülen davada Malatya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/11/2014 tarih ve 2014/189-2014/325 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı Banka nezdinde bulunan vadeli hesabındaki mevduatının, talimati ve bilgisi dışında, banka çalışanın usulsüz işlemleri ile çalışanın kardeşini hesabına aktarıldığını, yine aynı hesaptaki bir kısım mevduatının da internet bankacılığı yolu ile rızası dışında hesabında çekildiğini, internet bankacılığı yolu ile çekilen tutarın 54.193,11 TL olduğunu, davalı Banka müfettişlerince hazırlanan raporda usulsüz işlemler çeliken mevdatının 182.193,11 TL olduğunun tespit ediliği oysa banka çalışanı tarafından usulsuz işlemle çekin toplam miktarın 220.000 TL olduğunu ileri sürerek anılan miktarın işlem tarihlerinden itibaren vadeli TL hesabına işleyecek faiziyle tahsilii talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının zararının 182.193,11 TL olduğunu ve bu miktarın davacıya ödendiğini, başka zararının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hesabından bilgi ve rızası dışında para aktarılması nedeniyle davalı Banka’dan 31.12.2012 tarihi itibariyle 30.997,54 TL işlemiş faiz alacağı bulunduğu, anaparanın bu tarih itibariyle ödenmiş olması nedeniyle ödeme tarihinden sonraki dönem için faiz işleyemeyeceği, dava tarihi itibariyle de işlemiş faiz alacağın 30.997,54 TL olduğu, 31.12.2012 tarihinde ödenen 182.193,11 TL anapara yönünden davalı Banka’nın ödeme yükümünün ortadan kalktığı, usulsüz para transferine konu edildiği ispat edilemeyen ve davacının kabulüne göre hisse senedi alım/satım işlemlerinde değerlendirilen 37.806,89 TL yönünden davalı Banka’nın davacıya ödeme yapma sorumluluğunun bulunmadığı, bu itibarla davacının toplam alacağının 30.997,50 TL olduğu gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulü ile 30.997,54 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan zararın tahsili istemine ilişkin olup, davacı hesabından çekilen paranın, çekildiği tarihlerden itibaren, faiziyle tahsilini istemiş olup işlemiş faiz talebini müddeabih haline getirerek dava açmamıştır. İşlemiş faiz tutarı müddeabih haline getirilmediğine göre mahkemece işlemiş faiz tutarı hesaplattırılarak bu tutarın tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Kabule göre de; mahkemece işlemiş faiz hüküm altına alındığı halde TBK’nın 121/son(BK’nın 104/4) maddesine aykırı olarak hükmedilen işlemiş faize ayrıca faiz yürütülmesi de doğru olmadığı gibi yine, mahkemece dava konusu edilen 37.806,89 TL yönünden davalının sorumlu olmadığı belirtildiğine göre reddedilen bu miktar üzerinden davalı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmemesi de doğru olmamış kararın bu nedenle de davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.