YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1384
KARAR NO : 2015/2993
KARAR TARİHİ : 05.03.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/09/2014 tarih ve 2014/150-2014/148 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati hacze itiraz eden (borçlu) şirket ve üçüncü kişi banka vekili tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi…. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati hacze itiraz eden (borçlu) … vekili, müvekkilinin tahsil edilmek üzere bankaya tevdi ettiği çekin banka çalışanı tarafından çalınmak suretiyle tedavüle çıkarıldığını, ihtiyati hacze konu edilen çekin ciro silsilesinin kopuk olduğunu, alacaklının kötüniyetli olup meşru hamil olmadığını, çekin zayi edilmesi üzerine banka tarafından çek iptali davası açıldığını ve mahkemece çek bedellerinin belirlenen banka hesabına ödenmesi hususunda tevdi mahalli tayin edildiğini, ayrıca banka tarafından alacaklının da aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, savcılıkça söz konusu çeklerin ibrazı halinde ilgilisine teslim edilmeyerek savcılık dosyasına gönderilmesine karar verildiğini, söz konusu kararlara rağmen alacaklının ihtiyati haciz kararı talep ettiğini, verilen ihtiyati haciz kararının ileride telafisi imkansız zararlar doğuracağını ileri sürerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İhtiyati hacze itiraz eden banka vekili, ihtiyati haciz konusu çekin tahsil edilmek üzere müvekkili bankaya tevdi bordrosu ile teslim edildiğini ve banka elinden bu çek ile birlikte yaklaşık 50 adet çekin haksız ve hukuka aykırı biçimde çıktığını, buna ilişkin olarak çek iptali davası açtıklarını, ihtiyati haciz isteyen alacaklının meşru hamil olmayıp kötüniyetle çeki elinde bulundurduğunu, alacaklının da şüpheli sıfatıyla yer aldığı ceza soruşturmasının devam ettiğini ileri sürerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili, borçlu ve 3. kişi banka tarafından sunulan itirazların yerinde olmadığı, alacaklı sıfatı ile müvekkilinin iyiniyetli ve yetkili meşru hamil olduğunu, ciro silsilesinde herhangi bir kopukluk bulunmadığını savunarak, itirazların reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, borçlu şirketin ihtiyati haciz kararına itirazda bulunduğu 17/09/2014 tarihi itibari ile 7 günlük kesin sürenin geçirildiği ve bu süreden sonra yapılan itirazın bu gerekçe ile reddi gerektiği, üçüncü şahıs banka yönünden yapılan incelemede ise; bankanın itirazlarının, ancak menfi tespit davasında çözümlenebilecek bir hususa dayandığı, çek için verilen ödeme yasaklarının ihtiyati hacze engel teşkil etmediği ve İİK’nun 265. maddesinde sınırlı biçimde sayılan itiraz sebeplerinden olmadığı gerekçesiyle, borçlu … yönünden itirazın süre nedeni ile reddine, ihtiyati hacze itiraz eden üçüncü şahıs banka yönünden ise itirazın yerinde bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu şirket ve üçüncü şahıs banka vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu şirket ve üçüncü şahıs banka vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu şirket ve üçüncü şahıs banka vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, 05.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.