YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1487
KARAR NO : 2015/6188
KARAR TARİHİ : 04.05.2015
MAHKEMESİ : FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/09/2014 tarih ve 2014/162-2014/250 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2011/80112 sayılı ve “…” ibareli marka başvurusuna, müvekkilinin 2008/53877, 2007/29255, 2008/53376 sayılı “sahibinden”, “….com”, “…..” unsurlu v.b. markalarını mesnet göstererek yaptığı itirazın, TPE Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 2014-M-3434 sayılı kararıyla reddedildiğini, oysa müvekkilinin “…” ibaresini tescilli ticaret unvanı ve hizmet markası olarak kullanmanın yanı sıra alan adı olarak da “www…..com” isimli internet sitesinde ticari faaliyetlerini yürüttüğünü, “….” ibaresinin müvekkili şirketin sunduğu hizmetler ile özdeşleştiğini ve yoğun kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmış itibarlı ve tanınmış bir marka olduğunu, davalı markasının müvekkilinin markasıyla iltibasa sebebiyet vereceğini, davalının marka başvurusunda kötü niyetli olduğunu ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, iptali istenen Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait marka ile davacının markalarının hiçbir benzerliği olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı başvurusuna konu “…” ibaresinin doğrudan bir tanımlayıcılığının bulunmadığı, 35. sınıf hizmetler yönünden “sahibinden” ibaresine yakınlığı sebebiyle ayırt etme gücü zayıf ve KHK’nın 7/1 (c) maddesindeki eşiği aşan marka olabilecek bir işaret olduğu, 556 sayılı KHK’nın 8/1 maddesi uyarınca ortalama tüketici kitlesinin “…” ibaresini davacının ek unsurlarla tescil ettirdiği markalarla karıştırmayacakları, bu markalardan tescil kapsamı hizmetler itibariyle yeteri kadar ayrıştığı, davacı tarafın kendi markasının tescilini sağladıktan sonra 35.sınıf hizmetler yönünden tanımlayıcı ve herkesin kullanımına açık olan “sahibinden” ibaresini sadece kendi tekeline alma girişiminin 556 sayılı KHK’nın mutlak ret nedenleriyle örtüşmeyeceği, başvuruya itirazın reddine dair Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 04/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.