Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/1490 E. 2015/6282 K. 04.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1490
KARAR NO : 2015/6282
KARAR TARİHİ : 04.05.2015

MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/11/2014 tarih ve 2014/66-2014/105 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 2012/01499 sayılı incelemesiz patent belgesi aldığını, bu patent belgesine dayanarak müvekkiline ihtarname gönderdiğini ve müvekkilinin kendisini taklit ettiği iddiasında bulunduğu, oysa ki dava konusu buluşun sahibinin müvekkili olduğunu, kötü niyetli kişi veya kişilerin bu üründen davalıya bahsederek dava konusu başvurunun yapılmasını sağladıklarını, müvekkilinin bu başvuruya ilişkin davalıdan önce bir başvurusu olduğunu ancak daha sonra yeni bir başvuruda bulunmak zorunda kaldığını ileri sürerek davalı adına tescilli 2012/01499 nolu incelemesiz patentin 551 sayılı KHK’nın 129. madde gereğince patent hakkının gaspı dikkate alınarak müvekkiline devredilmesini istemiştir.
Davalı vekili, dava konusu yapılan ürünün müvekkil şirket ortağı tarafından bulunduğunu ve geliştirildiğini, buna ilişkin başvurunun 10.02.2012 tarihinde TPE’ye yapıldığını, TPE tarafından yapılan incelemeler sonucunda patent belgesinin müvekkiline verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bir patentin gasp edilmesi nedeniyle açılacak davayı ancak patenti bulan gerçek kişinin açabileceği, davacı tüzel kişiliğe sahip şirketin dava açma ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece, patent isteme hakkının gaspı nedeniyle dava hakkının buluş sahibi ve haleflerine ait olduğu gerekçesiyle aktif dava ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı dava dilekçesinde uyuşmazlık konusu bulunan buluşun işyerinde gerçekleştirilen buluş niteliğinde olduğunu iddia etmiştir.
551 sayılı KHK’nın 19. maddesi uyarınca, işveren hizmet buluşu ile ilgili olarak tam veya kısmi hak talebinde bulunabilir. Aynı KHK’nın 20. maddesinde de, buluş üzerindeki hakların işverene intikali talebinin hüküm ve sonuçları düzenlenmiştir. Bu durumda, mahkemece davacının hizmet buluşuna ilişkin iddiası açıklattırılmak ve gerektiğinde hizmet buluşuna dair belge ve yazışmalar istenerek, yukarıda belirtilen hükümler çerçevesinde buluş
yapanın halefi olup olmadığı hususu açıklığa kavuşturulmak suretiyle, davacının aktif dava ehliyetine sahip olup olmadığının belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli görülmemiş ve hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.