YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1547
KARAR NO : 2015/6574
KARAR TARİHİ : 08.05.2015
MAHKEMESİ : SAKARYA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ : 11/11/2014
NUMARASI : 2014/112-2014/580
Taraflar arasında görülen davada Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/11/2014 tarih ve 2014/112-2014/580 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı Banka’dan 13.12.2012 tarihinde konut kredisi kullandığını, 2.600 TL dosya masrafı adı altında kesinti yapıldığını, yapılan kesintinin 4077 sayılı Yasaya göre iadesinin gerektiğini belirterek, 2.600 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kullanılan kredinin iş yeri kredisi olduğunu, davacının tüketici olmadığını dolayısıyla tüketici mahkemesinin davaya bakmakta görevli olmadığını, sözleşme hükümlerine göre alınması gereken ücretlerin belirlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ticari nitelikte olan somut davadaki sözleşme hükümlerine imza atan kişilerin tacir olduğu, tacirlerin basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü bulunduğu, tacirler arasında yapılan sözleşmenin hangi şartlarda uyarlanacağı, hangi hükümlerinin tarafları bağlamayacağının yasalarla düzenlendiği, Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu’nda tacirlerden birinin sözleşmenin hükümlerinin geçersizliğini istemesinin ağır şartlara bağlandığı, davacının sadece 4077 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi gereğince ayıplı hizmet sayıldığı gerekçesiyle rızasıyla imzaladığı ve kabul ettiği sözleşmeden dolayı alınan ücretlerin iadesini istemesinin mümkün olmadığı, tacirlerin yaptıkları işlerden ve verdikleri hizmetlerden dolayı her zaman için ücret isteme hakkına sahip oldukları gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işyeri kredisi nedeniyle davalı Banka tarafından davacının hesabından yapılan bazı kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, taraflar arasında yazılı kredi sözleşmesi bulunduğu hususu çekişmesizdir. Davalı Banka, taraflar arasındaki sözleşmeye göre bazı masrafların ve komisyonların davacı tarafından ödenmesi gerektiğini savunmuş, bilirkişi raporunda da sözleşmede hüküm bulunduğu takdirde kesinti yapılabileceği belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece davalı Bankaya kesintilerin yasal dayanağı olarak belirtilen sözleşmeyi sunması için kesin mehil verilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yasal dayanağı da açıklanmadan yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 08/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.