YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1611
KARAR NO : 2015/13900
KARAR TARİHİ : 24.12.2015
MAHKEMESİ : ………
TARİHİ : 05/11/2014
NUMARASI : 2014/1030-2014/1131
Taraflar arasında görülen davada ……… bozmaya uyularak verilen 05/11/2014 tarih ve 2014/1030-2014/1131 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi birleşen davada davacı vekili ile davalılardan M.. A.. vekili, asıl davada ise davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22/12/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl davada davacı birleşen davada davalı M.. A.. vekili Av… dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, davalıya ait ısı çam fabrikasının ihale sonucu aylık 31.500 DM olmak üzere 40 ayda ödenmek üzere toplam 1.260.000 DM karşılığında müvekkilince satın alındığını, ihale sözleşmesinde olmayan hükümler eklenerek sözleşmenin akdedildiğini, o tarih itibariyle 1 DM’nin 285.000 TL olduğunu, sözleşmenin encümen onaylanması sonrası 7 ay borcun ödendiğini, 2001 krizi sonra DM’in TL karşılığının 3 kat arttığını, davalıya başvurularak iki ayrı tarihte vade farkı uygulanarak ödemenin ertelenmesine karar verildiğini, davalının krizi kabul ettiğini, uzlaşma görüşmeleri başlamışken, yeniden değerlendirme yapılırken davalının teminat senetlerini tahsile koyduğunu, menfi tespit davası açıldığını, akdin feshedildiğini, açılan menfi tespit, tazminat davalarının akdin feshi ekseninde cereyan ettiğini, değişen şartlar ile denkleştirici adalet prensibi gereği sözleşmenin uyarlanması koşullarının doğduğunu ileri sürerek, anılan sözleşmenin günün hal ve koşullarına uyarlanmasına, borcun sözleşmenin yapıldığı tarihteki DM’nin değeri hesap edilerek ödenmesine karar verilmesine, dava sonuna kadar ilk sözleşme tarihindeki borç üzerinden borcun ödenme için ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin 10.03.2000 tarihinde akdedildiğini, 8 yıl sonra dava açılmasının yerinde olmadığını, istemin zamanaşımına uğradığını, derdestlik itirazında bulunarak davacının aynı hususla ilgili borçlu olmadığının tespiti davası açtığını, esasen davacının açtığı davanın reddi, davalı idarenin açtığı davanın kabulü gerektiği yönünde verilen kararın bozulduğu, ıslah ile uyarlama istediğini, ıslahın kabul edilmediğini, uyarlama koşullarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, işletmenin davalılara satıldığını, bir kısım borç erteleme isteğinin kabulüne rağmen bakiye devir bedelini ödemediğini, yapılan görüşmelerin karşılıksız kaldığını ileri sürerek, 1.039.500 DM karşılığı 858.744.463.500 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, uyarlama yapılabilmesi için öncelikle talep tarihinde sözleşmenin ayakta olması ve uyarlama talep edenin edimlerinin ifasında temerrüde düşmemesi gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmenin ayakta olduğu kesinleşmiş mahkeme ilamına göre açıksa da esas dosyada davacı, birleşen davada davalı M.. A..’ün edimini yerine getirmekte temerrüde düştüğü, ihale sonucu yapılan hisse devir bedelinin bakiyesi için esas dosya ile birleşen davanın daha önce açıldığı, uyarlamanın geçmişe dönük değil, geleceğe yönelik olarak yapılması gerektiği esas dosya bakımından sözleşmenin uyarlanması koşulları bulunmadığı, ihale sonucu yapılan hisse devir sözleşmesi gereği ödenmesi gereken bedelin ödenmeyen bakiyesi 1.039.500,00 Alman Markı alacağı karşılığı olan 858.744.463.500 ETL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ettiği, taraflar arasındaki hisse devir sözleşmesine göre ödenmeyen borç miktarının 1.039.500,00 Alman Markı olduğu ve ödenmediği hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığı, dava tarihi itibariyle Alman Markının alış kurunun saptanmış olduğu, Tdeki Özel İdareye ait hissenin satışına ait sözleşmeye göre yüklenicinin M.. A.. olduğu, birleşen dosyada davalı olarak gösterilen hisse devir sözleşmesinde taraf olmadığı, buna göre pasif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, birleşen davada davacı vekili ile davalılardan M.. A.. vekili, asıl davada ise davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, birleşen davada davacı vekili ile davalılardan M.. A.. vekili, asıl davada ise davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, birleşen davada davacı vekili ile davalılardan M.. A.. vekili, asıl davada ise davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 43.963,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davacı birleşen davada davalı M.. A..’den alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 14.637,80 TL harcın temyiz eden asıl davada davalı birleşen davada davacı T.. İ..’ne iadesine, 24/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.