Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/1617 E. 2015/6464 K. 06.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1617
KARAR NO : 2015/6464
KARAR TARİHİ : 06.05.2015

MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/02/2014
NUMARASI : 2012/25-2014/29

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/02/2014 tarih ve 2012/25-2014/29 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 209819, 98000009, 97013323, 200113995, 200001099, 89/009030, 2009/69976, 2010/16917 no’lu “RMN R.”, “R.”, “R. Y.”, “G. BY R.” “O. By R.” markalarının sahibi olduğunu, davalı şirketin 2010/07842 no’lu, “D.+şekil” ibareli marka başvurusuna müvekkilinin tanınmış “R.” markaları ile büyük benzerlik göstermesi ve aynı mal/hizmetleri kapsaması nedeniyle itiraz edildiğini ancak, TPE YİDK’nin itirazı işaretlerin benzer olmadığı gerekçesiyle reddettiğini oysa, daha önce dava dışı şahıslar adına yapılan “R. B. ve R. V. marka başvurularının müvekkili markası ile seri olarak algılanacağı ve KHK’nın 8/1-b koşullarının oluştuğu hususunun Yargıtay kararları ile tespit edildiğini ve karar düzeltme taleplerinin reddedildiğini, müvekkilinin “R.” markasını 1980 yılından bu yana tescilli olarak kullandığını, O.nezdinde tescilli olan müvekkili markasının tescilli olduğu ülkelerde uzun süredir fiili kullanımı sebebiyle tanınmış marka olduğunu ileri sürerek, TPE YİDK’nin 20I1-M-4328 sayılı kararının iptaline, tescili halinde davalı markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, markalar benzer olmadığından iltibas tehlikesinin de bulunmadığını, “R.” kelimesi ayırt ediciliği yüksek olmayan, sektörde sıkça kullanılan, orjinal olmayan bir kelime olduğundan davacının anılan ibare üzerinde öncelik ve üstünlük iddia etmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davaya konu “R.” markaları ile davalının “D.+şekil” markası arasında görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik bulunmadığı, çekişmeli malların ortalama tüketicisinin ibareleri birbirinden farklı, bağımsız markalar olarak algılayıp anlamlandıracağı, iki işletme arasında bağlantı kurulmayacağı, çağrıştırmayı da içeren karıştırma ihtimalinin ve başvurunun kötüniyetle yapıldığını kabule yeterli sebep ve delilin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TPE YİDK kararının iptali ile tescili halinde davalı markasının hükümsüzlüğü istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafça davalı şirketin 2009/22072 sayılı “D. R.” ibareli marka başvurusuna davacının “R.” markası ile büyük benzerlik göstermesi ve aynı mal/hizmetleri kapsaması nedeniyle iltibasa sebebiyet verdiği iddiasıyla yaptığı itirazın TPE YİDK tarafından reddi üzerine Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2011/31 Esas sayılı dosyasında açılan dava sonucunda verilen 26.06.2012 tarih, 2012/117 sayılı kararla davalının hükümsüzlüğü istenilen 2009/22072 sayılı markası ile davacının itiraza dayanak markalarının benzer olduğu, davalı markasının ilişkin olduğu malların, davacı markalarının malları ile aynı/benzer olduğu, taraf markalarının benzer olması, emtialarının da aynı/benzer olması nedeniyle davalı markasının davacı markasıyla iltibas tehlikesi oluşturduğundan YİDK kararının iptali ve davalı markasının hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi, kararın davalılar vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 06.11.2013 tarih, 2013/4962 Esas, 2013/19805 Karar sayılı ilamı ile onanması ve davalı şirketin karar düzeltme isteminin de Dairemizin 03.04.2014 tarih, 2014/3369 Esas, 2014/6499 Karar sayılı ilamı ile reddedilerek kararın kesinleşmesi karşısında, tarafları aynı, dava konusu davalı şirketin 2010/07842 no’lu “D.+şekil” ibareli marka başvurusu olan işbu davada, daha önce kesinleşen karar güçlü delil oluşturduğu gibi, davalı şirketin 2009/22072 sayılı “D. R.” ibareli marka başvurusu ile 2010/07842 no’lu “D.+şekil” ibareli marka başvurusunun benzer olduğu da nazara alınmaksızın yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 06/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.