YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1693
KARAR NO : 2015/8318
KARAR TARİHİ : 16.06.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL(KAPATILAN) 40. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/02/2013
NUMARASI : 2011/335-2013/29
Taraflar arasında görülen davada İstanbul(Kapatılan) 40. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/02/2013 gün ve 2011/335-2013/29 sayılı kararı onayan Daire’nin 09/09/2014 gün ve 2013/10319-2014/13448 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin %43,55 payına sahip olan ve önceki dönemde yönetim kurulu üyesi olarak görev yapan davalı E. K.D.’nin 06.09.2010 tarihli genel kurulda yönetim dışı kaldığını, genel kurul kararının iptali davası açtığını, bununla yetinmeyip, müvekkili ile aynı alanda faaliyet göstermek üzere %92 oranında pay sahibi olduğu diğer davalı şirketi kurduğunu, anılan davalı şirketin unvanın müvekkili şirketle iltibasa neden olduğunu, sözleşmesini aynen kopye ettiğini, bununla ilgili hukuki girişimin başladığını, 02.07.2007 tarihinde müvekkili nezdinde çalışmaya başlayan mimarı da yeni şirketinde işe aldığını, 28.07.2010, 11.10.2010 ve 24.09.2010 tarihlerinde müvekkile verilen teklifleri elde ettiği bilgi, sipariş formları ve ele geçirdiği bilumum ticari sırları kullanarak akit kurma aşamasında kendilerinin aldığını, müvekkilini zarara uğrattıklarını, haksız rekabette bulunduklarını ileri sürerek, 103.114 Euro’nun faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili gerçek kişinin davacı şirketin ortağı bulunduğunu, şirketin en tecrübeli elemanı olduğunu, şirket ortakları arasında meydana gelen huzursuzluk sonrası kendisinin yönetim dışı bırakıldığını, dava konusu üç ayrı işin davacı şirketin elinden alınmadığını, iş teklifi sunan E. H.’nın müvekkilinin yakın arkadaşı olduğunu, diğer iş teklifi sahiplerinin davacı gibi bir çok firmaya teklif sunduklarını, müvekkili şirketin teklifini en iyi kabul ettiklerini, normal ekonomik rekabet kuralları içinde davranıldığını, savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu üç ayrı işin davalıların haksız rekabeti sonucu davalı şirkete verildiğine dair bir kanıt sunulmadığı, aksine üç tekliften E. H.’ya ait işin verilme nedeninin davalı gerçek kişinin yakın arkadaşı olmasının etkisinin olduğu, diğer iki iş teklifinin ise taraf şirketler dışında başka şirketlere de verildiği, en uygun olanın davalı şirket şartları olması nedeniyle kabul edildiğinin ortaya çıktığı, davalıların haksız rekabetinin kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 09.09.2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 16/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.