Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/1764 E. 2015/13611 K. 17.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1764
KARAR NO : 2015/13611
KARAR TARİHİ : 17.12.2015

MAHKEMESİ : … .. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/11/2014
NUMARASI : 2012/381-2014/407

Taraflar arasında görülen davada …. .. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/11/2014 tarih ve 2012/381-2014/407 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15/12/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. … … … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait 2011/01330 numara ile TPE nezdinde tescilli … koltuk takımının davalı tarafından … koltuk takımı olarak, 2008/022232 numara ile tescilli … … takımın davalı tarafından … koltuk takımı olarak, 2008/03306 numara ile tescilli … köşe takımının davalı tarafından … takımı olarak, 2011/02741 numara ile tescilli … Mak.Takımının davalı tarafından … koltuk takımı olarak taklit edildilip, kataloğa basılıp, internet sitesinde yayınlanıp, satışa sunulduğunu, davalının eyleminin tasarım tescil belgesinden doğan hakka tacevüz ve haksız rekabet yarattığını ileri sürerek, davalı fiilinin tecavüz oluşturduğunun tespitini, tasarımdan doğan hakka vaki tecavüzün giderilmesini, durdurulmasını ve önlenmesini, tecavüz teşkil eden ürünlere ve üretimde kullanılan araçlara el konularak imhasını, hükmün ilanını, haksız rekabetin önlenmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 80.000 TL maddi ve 80.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu ürünler müvekkilinin eski sezon kataloğunda yer almışsa da müvekkilince üretim ve satışının yapılmadığını, müvekkilin kar maliyet hesabı ve müşteri çevresindeki model talepleri doğrultusunda dava konusu ürünleri ve aynı katalogda yer alan bazı ürünleri üretmeme kararı aldığını, müvekkilinin söz konusu ürün görsellerini internet sitesinden uzun süre önce kaldırdığını, dava konusu ürünler ile davacı adına kayıtlı tasarımların benzer olmadığını, müvekkilinin ürünlerinin davacı ürünlerinden belirgin derecede farklı olduğunu, dava konusu ürünler dayanıklı tüketim malları olduğundan alıcılarının azami dikkat göstererek satın aldığını, iltibas tehlikesi bulunmadığını, haksız rekabet ve tasarım hakkına tecavüz koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ürettiği “… … Takımı” “… Majör Takımı” “… Majör Takımı” “… Majör Takımı” isimli ürünlerin davacının TPE nezidinde tescilli endüstriyel tasarımlarına belirgin şekilde benzer olduğunun bilirkişi heyetlerince tespit edildiği, davalı eyleminin davacının tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile davalının “….Majör Takımı” “… Majör Takımı” “… Majör Takımı” “… Majör Takımı” üretimi fiilinin tecavüz oluşturduğunun tespitine, tecavüzün önlenmesine, bu ürünlerin üretimi nedeniyle kullanılan her türlü araca el konularak imhasına, karar kesinleştiğinde ilanına, davalının haksız rekabetinin önlenmesine, maddi manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile 41.381,61 TL maddi ve 42.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden geçerli avans faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve maddi tazminat talebinin 554 sayılı KHK’nın 52/2-b maddesine dayandırılmış bulunmasına ve anılan bu madde uyarınca tasarımdan doğan hakka tecavüz edenin tasarımı kullanmakla elde ettiği kazancın hesabında söz konusu kazanca ulaşabilmek için sadece tecavüz yaratan ürünlere ilişkin kar ve giderlerin dikkate alınmasının gerekmesi nedeniyle ilk rapora itibar edilemeyecek olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, tasarım tescil belgesinden doğan hakka tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, tecavüzün önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davalının “… … Takımı” “… … Takımı” “… … Takımı” “… … Takımı” üretimi fiilinin tecavüz oluşturduğu kabul edilerek diğer talepler yanında 42.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Ancak, manevi tazminat, 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da etraflıca açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ısdırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi tazminatın kapsamını takdir hakkı, kural olarak yargıca aittir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, hak ve adalete uygun davranmalı, hukuk biliminden yararlanmalı, toplumun ve tarafların sosyal, ekonomik ve moral yapısını ve özellikle de somut olayın koşullarını gözetmelidir. Takdir edilecek tutar, bir yandan manevi tatmin sağlamalı, diğer yandan ise zarar gören açısından zenginleşme aracı olmamalıdır. Davaya konu olayın özellikleri, zarar görenin konumu, tasarıma tecavüz ve haksız rekabet fiilinin boyutu ve olay tarihi nazara alındığında mahkemece hüküm altına alınan ve maddi tazminatı dahi aşan manevi tazminat miktarı fazla bulunmuştur. Bu durumda, mahkemece daha ılımlı, adalete uygun ve makul bir manevi tazminat miktarına hükmedilmesi gerektiğinden kararın hükmedilen manevi tazminat miktarı yönünden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.