YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2293
KARAR NO : 2015/9397
KARAR TARİHİ : 17.09.2015
MAHKEMESİ : DENİZLİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/09/2012
NUMARASI : 2010/185-2012/381
Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/09/2012 gün ve 2010/185 – 2012/381 sayılı kararı onayan Daire’nin 04/11/2014 gün ve 2013/16045 – 2014/16754 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı gerçek kişilerin diğer davalı limited şirketin eşit paya sahibi ortakları olduklarını, davalılar H. T. A.ile İ.. A..’ın kurucu müdür bulunduklarını, davalı şirketin kuruluşundan beri ortaklar kurulu toplantısı yapmadığını, müvekkili ortağın bilgi almasına izin vermediklerini, defter ve kayıtların usulüne uygun tutulmadığını, şirketin kar marjı yüksek olmasına rağmen borçlandırıldığını, hatta borç içinde olduğu gerekçesiyle sermaye artırımına karar verildiğini, sermaye artırımına ilişkin ortaklar kurulu kararının usulüne uygun toplanmadığını, 5 gün öncesinden haber verilmediğini, bilgi ve belgelerin sunulmadığını, müdür davalıların görevlerini yapmadıklarını ileri sürerek, 18.01.2010 tarihli ortaklar kurulunda alınan kararların iptaline ve müdürlerin azline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili şirketin 17.08.2007 tarihinde tüzel kişilik kazandığını, her ortağın kişisel olarak 6.250,00 TL tutarında toplam 25.000,00 TL kişisel sermaye ile kurulduğunu, zaman içinde sermaye ihtiyacı doğduğunu, durumun kayıtlarla sabit olduğunu, ortaklar kurulunun tüm şekil şartlarına uyularak yapıldığını, azil koşullarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, sermaye arttırımına ilişkin 18.01.2010 tarihli ortaklar kararının sermayenin üçte ikisini temsil eden ortaklarca alındığı, şirket ana sözleşmesinin “sermaye” ile ilgili 6. maddesi değiştirilerek şirket sermayesinin 25.000 TL’den 225.000 TL’ye çıkarılmasına oy çokluğuyla karar verildiği, karara muhalif kalan şirket ortağı davacı muhalif kaldığı noktaları tutanağa yazdırdığı, ana sözleşmesinin değiştirilen 6. maddesinde sermayenin 200.000 TL daha arttırıldığı belirtildikten sonra artan sermayenin tahsil yönteminin düzenlendiği, buna göre arttırılan 200.000 TL sermayeyi ortak Hüsnü Tezer Albudak’ın şirketten alacağı 186.000 TL, ortak İ.. A..’ın şirketten alacağı 7.000 TL, ortak Ç.. B..’in şirketten alacağı 7.000 TL’nin peşin olarak sermayeye ilavesi ile taahhüt borçlarının ödeneceğine karar verildiği, arttırılan sermayenin tahsil biçiminin ortaklar arasında eşitsizliğe yol açacak bir niteliği bulunmadığı, TTK’nın 161. maddesine göre, davalılar H. T. A. ve İ.. A..’ın azlini haklı gösteren sebeplerin bulunmadığı, özellikle bu davalıların görevini yerine getirmesinde basiretsizliğinin veya ağır ihmalinin yahut idarede iktidarsızlığının sabit olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 04/11/2014 tarihli kararı ile değişik gerekçe ile onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 57,60 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 17/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.