YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2430
KARAR NO : 2015/10127
KARAR TARİHİ : 08.10.2015
MAHKEMESİ : İZMİR (KAPATILAN) 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/05/2013
NUMARASI : 2013/35-2013/142
Taraflar arasında görülen davada İzmir (Kapatılan) 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/05/2013 gün ve 2013/35 – 2013/142 sayılı kararı onayan Daire’nin 28/11/2014 gün ve 2013/16949-2014/18558 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı şirketten alacaklı olduğunu ve bu şirket aleyhine icra takipleri başlattığını, icra takiplerinin kesinleştiğini ancak henüz herhangi bir tahsilat yapılamadığını, müvekkiline borçlu olan dava dışı şirketin, 2 adet iş makinesi üzerinde müvekkili lehine rehin tesis ettiğini, rehin sözleşmelerinin ilgili noterlik tarafından rehin şerhinin ticaret sicil kaydına işlenmek üzere davalı Ticaret Odası’na posta yoluyla gönderildiğini, ancak yapılan başvuruda söz konusu rehin sözleşmelerinin sicile işlenmediğinin anlaşıldığını, rehin şerhi sicile işlenmediğinden rehinli araçların satıldığını ve müvekkilinin rehin alacağını alamadığını, bu ihmali nedeniyle davalı Oda’nın müvekkilinin zararından sorumlu bulunduğunu, zira rehin sözleşmelerinin mevzuat uyarınca resen tescilinin gerektiğini ileri sürerek, 55.000 TL’nin ve 50.000 EURO’nun fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı İ.. O.. vekili, davacı ile dava dışı şirket arasındaki rehin sözleşmelerinin ilgili noter tarafından müvekkili kuruma gönderildiğini ancak ne davacı şirketin ne de rehin veren şirketin bu sözleşmelerin tescili için müvekkiline müracaat ederek tescil talebinde bulunmadıklarını, müvekkili kurumun resen tescil yükümlülüğünün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Bakanlık vekili, 6102 sayılı Kanun’un 25. maddesinde devletin, ticaret sicilinin tutulmasından doğan zararlardan sorumlu olduğunun düzenlendiğini, davaya konu işlemin bu nitelikte olmadığını, bu nedenle davanın husumetten reddinin gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu uyuşmazlığın, noterlikte rehin sözleşmesi yapıldıktan sonra İ.. O..’na gönderilen rehin sözleşmelerinin sicile resen tescil edilip edilmeyeceği noktasında toplandığı, 2918 sayılı Kanun’un 22/C maddesi uyarınca iş makinelerinin ticaret odasına tescilinin zorunlu olduğu, bu araçlara ilişkin rehin sözleşmelerinin noterlerce yapılmasının gerektiği, bu sözleşmelerin sicil kaydına işlenmek üzere aracın kayıtlı olduğu odaya gönderileceği ancak odanın noterlikten gönderilen sözleşmeyi resen tescil edeceğine dair bir düzenlemenin bulunmadığı, sözleşme taraflarından birinin müracaatı ile tescilin yapılacağı, somut olayda sözleşmenin taraflarınca başvuru yapılmadığı, davalı G.. B..’nın ise sicil memurluğunun ve müdürlüğünün yapmış olduğu işlemlerden dolayı sorumluluğunun bulunduğu, somut olayda davalı Bakanlığa husumet düşmediği gerekçesiyle davalı Bakanlık yönünden davanın husumetten, davalı İ.. O.. yönünden ise davanın esastan reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 28.11.2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 57,60 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 08/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.