YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2464
KARAR NO : 2015/8026
KARAR TARİHİ : 10.06.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/11/2014
NUMARASI : 2014/928-2014/260
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/11/2014 tarih ve 2014/928-2014/260 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasındaki kredi sözleşmesi imzalanırken dosya masrafı adı altında haksız olarak 15.000,00 TL tahsilat yapıldığını, davacının kredi borcunu erken kapatmak istediğinde de kredi kapama komisyonu adı altında 21.843,00 TL talep edildiğini, usulsüz olarak talep edilen bu tutarın da davacı tarafından ödenmek zorunda kalındığını ileri sürerek; haksız ve usule aykırı olarak tahsil edilen toplam 36.843,00 TL’nin davalıdan yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alınan masraf ve erken kapama komisyonunun yasa ve sözleşme hükümlerine uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının kredi verilmesi ve kapatılması aşamalarında sözleşmede yer almayan dosya masrafı ve erken kapama bedeli tahsil ettiği, kredi işlemi için mutad bankacılık işlemleri dışında bir giderin yapılmadığı, bildirilen giderlerin bankaların genel giderleri kapsamında olduğu, davacı kredi kullanmasa bile bu masrafların yapılması gerektiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, 36.843,00 TL’nin dava tarihi olan 27/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; taraflarca imzalanan genel kredi sözleşmesinin, bankanın kredi kullanan müşterisinden dosya masrafı adı altında bir bedel tahsil edeceğine dair hüküm içermemesine, davalı bankanın iş bu alacağa ilişkin olarak yapmış olduğu gerçek masraflarını ispat edememesine, bilirkişi raporu ile bankacılık uygulamasında özellikle ticari nitelikteki krediler için ve taraflar arasında anlaşma olmadığı hallerde faiz dışında ayrıca dosya masrafı alınması uygulamasının bulunmadığının belirlenmiş olmasına, bu suretle kredi sözleşmesi imzalanırken dosya masrafı adı altında davacıdan tahsil edilen bedelin istirdadına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, dosyada yer alan bilirkişi raporunda, genel kredi sözleşmesinde kredinin erken kapatılması halinde erken kapama komisyonu ya da ücreti alınacağına dair bir hüküm bulunmasa da, bankanın geri aldığı parayı belli bir süre içinde aynı gelir düzeyi ile plase edememesi halinde zarar edebileceği, bu suretle dürüstlük kuralına uygun olarak bankacılık piyasasında uygulanan orana uygun bir erken kapama ücretinin alınabileceği, erken kapama bedelinin belirlendiği tarihlerde bankacılık piyasasında uygulanan oranın kredinin kapatılış süresine göre %1 ile %2 arasında olduğu, kredinin vadesi, kalan süresi nazara alınarak faiz oranı değişim riskinin, kalan sürenin uzunluğu ile orantılı olacağı düşüncesiyle kapatma komisyonu oranının % 2 olarak belirlenmesinin uygun olacağı, buna göre tahakkuk edecek kapatma ücretinin 12.815,26 TL olarak hesaplanacağı bildirilmiştir.
Genel Kredi Sözleşmesinin düzenlendiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanununun 80. maddesinde düzenlenen “Akdin hükmünden veya mahiyetinden veya hal icabından iki tarafın hilafını kast ettikleri anlaşılmadığı takdirde, borçlu borcunu vadesinden evvel ifa edebilir. Şu kadar ki borçlunun, vadeden evvel tediyede bulunmasından dolayı mukavele ile veya adeten mezun olmadıkça bir miktar tenzilat icrasına hakkı yoktur.” hükmü nazara alındığında bankacılık teamül ve uygulamaları ile dava konusu kredinin vadesi kapatılış süresi gibi hususlar da gözetilerek davalı bankanın erken kapama ücreti alabileceğinin kabulü gerekmiştir. Bu suretle; bilirkişi raporunda belirlenen davalı banka tarafından tahsil edilebileceği bildirilen erken kapama ücreti miktarının mahsubu ile davacı alacağının belirlenmesi gerekirken, davanın tümünün kabulü doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.