YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2697
KARAR NO : 2015/9613
KARAR TARİHİ : 29.09.2015
MAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/02/2014
NUMARASI : 2011/1048-2014/54
Taraflar arasında görülen davada Adana 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/02/2014 gün ve 2011/1048-2014/54 sayılı kararı onayan Daire’nin 22/12/2014 gün ve 2014/17719-2014/20217 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, kardeşi olan davalının S.S. Karaisalı Esnaf Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifi’nden kullandığı krediye kefil olduğunu, davalının kredi borcunu ödememesi nedeniyle davalı-borçlu ve müvekkili ile birlikte diğer kefiller aleyhine takip yapıldığını ve borcun müvekkili tarafından ödendiğini ileri sürerek müvekkilinin kefil olarak davacı adına ödemek zorunda kaldığı 25.700 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kız kardeşi olan davacının içinde bulunduğu ekonomik kriz nedeniyle kredi alamaması üzerine müvekkilinin kendi adına kredi talebinde bulunarak aldığı parayı davacıya verdiğini, çekilen tüm kredi tutarını davacının kullanıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar kredi sözleşmesinde kefil olarak imzası bulunuyor ise de davacının gerçekte asıl borçlu olduğu, alınan kredinin davacı tarafından kullanıdığı, bu haliyle davacının kefil sıfatıyla, davalıdan talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 57,60 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 29/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.