YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2843
KARAR NO : 2015/3932
KARAR TARİHİ : 20.03.2015
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Ürgüp Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/03/2013 tarih ve 2013/27-2013/27 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi …. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen vekili, alacaklı banka ile davalı borçlular arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalıların genel kredi sözleşmesi nedeniyle kullandırılan kredi borçlarının ödenmediğini, hesap kat ihtarnamesinin borçlulara tebliğ edildiğini, asıl borçlu şirket ile kefil olan diğer borçluların borcu ödemedikleri gibi mal kaçırmaya yönelik eylemler içinde olduklarını ileri sürerek, 257.174,32 TL borcu karşılayacak miktarda menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının İİK’nın 257 mad. gereğince ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, talebe dayanak hesap kat ihtarının borçlulara tebliğinden itibaren İİK’nın 68/b maddesinde öngörülen bir aylık süre geçmeden ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu, talep tarihi itibariyle alacağın miktarı ve vadesinin yargılamayı gerektirdiğinden bahisle, talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İİK’nın 258/I hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin “alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması” yeterlidir. Mahkemenin “alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından” anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. İhtiyati hacizde amaç, ihtiyati tedbire benzer şekilde, Anayasa’nın 2’nci maddesinde yer alan “hukuk devleti” ilkesinin bir gereği olarak, bireylere etkin hukuki himaye sağlamaktır. İhtiyati haciz yargılamasında, etkin hukuki himaye sağlamak, bunu sağlarken mümkün olduğunca çabuk ve seri hareket etme gerekliliği, usul kurallarına göre maddi hukuka dayanan hakkın araştırılmasından önce gelir.
İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için, alacaklının, alacağın varlığı ile yasada belirtilen koşulların oluştuğu yönünde mahkemeye olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterlidir. Buna göre, somut olayda ihtiyati hacze konu kredi borcuna ilişkin olarak kat ihtarı çıkarıldığı ve borçlulara tebliği edildiği anlaşılmakla, mahkemece talebin İİK 257. madde hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati haciz isteyen alacaklı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.