YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3097
KARAR NO : 2015/13294
KARAR TARİHİ : 10.12.2015
MAHKEMESİ : ….ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/10/2012
NUMARASI : 2011/6-2012/247
Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.10.2012 gün ve 2011/6-2012/247 sayılı kararı onayan Daire’nin 12.09.2014 gün ve 2013/7934-2014/13658 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili şirketlerin T.C. K… G… M… adına yapımını üstlendikleri Piraziz-Espiye-Çarşıbaşı 1. Kısım yol inşaatını 17/06/1994-31/12/1999 vadeli İnşaat AllRisks Sigorta Poliçesi ile davalı sigorta şirketi nezdinde sigorta ettirdiklerini, sigorta teminatı ve priminin (USD) olarak belirlendiğini, inşaatın bitiş tarihinin 31/12/1998, bakım bitiş tarihinin de 31/12/1999 olarak gösterildiğini, 12/01/1999 tanzim tarihli 19 nolu zeyilname ile 20.800.000 USD olan inşaat teminatının 25.990.000,00 USD’ye yükseltildiğini, aynı zeyilname ile inşaat işi bitiş tarihinin 31/12/1999’a, bakım teminat süresinin de 31/12/2000 tarihine kadar uzatıldığını, sigorta poliçesinde 10.000,00 USD olan doğal afetler muafiyetinin de 01/10/1997 tarihli 17 zeyilname ile 30.000,00 USD olarak değiştirildiğini, poliçenin özel şartlar bölümünün 3.maddesinde eksik sigorta kuralının uygulanmaması için poliçedeki tüm teminatların USD olarak sabitleneceği, hasar halinde hasar tarihindeki TCMB USD döviz satış kuru üzerinden hasar tutarının tespit edileceği ve sigorta tazminatının da ödeme tarihindeki döviz satış kuru üzerinden TL olarak ödeneceği ve 5. maddesinde de hasar anında eskalasyon ve bedel artışlarından kaynaklanan nedenlerle eksik sigorta -proporsiyon kuralının uygulanmayacağının kararlaştırıldığını, 19 ve 20 Şubat 1999 tarihlerinde meydana gelen deniz tahribatı sonucu imalatların hasar gördüğünü, sigorta şirketi tarafından görevlendirilen ekspertiz tarafından hasarın 270.964,20 TL olarak belirlendiğini, ancak bugüne kadar hiç bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 752.023,00 USD tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında kurulan sigorta ilişkisinde yükümlülükler tamamen yerine getirildikten ve poliçe süresi sona erdikten sonra davacıların müvekkiline müracaat ederek inşaat işlerinin 31/12/1998 tarihine kadar bitirilemediğini belirterek %29’luk artış yapılmasını talep ettiğini, müvekkili şirketin 25.990.000 USD üzerinden yeni bir teminat verdiğini, buna göre prim tahakkuku yapıldığını, davacıların primleri poliçe ve zeyilnamede belirtilen vadelerde ödemediğini, hasar ihbarı yapıldıktan sonra 19/07/1999 tarihinde peşinat ve ilk taksiti kapsayan bedel için EFT yaptıklarını, davacıların poliçe peşinat ve taksitlerini risk gerçekleştikten sonra ödemeleri nedeniyle dava konusu olay sırasında müvekkilinin sorumluluğunun başlamadığını, davacıların poliçe son taksitini 30/09/1999 tarihine kadar ödememeleri nedeniyle 08/11/1999 tarihli ihtar ile sigorta poliçesinin müvekkili şirket tarafından feshedildiğini, olayın araştırılması için müvekkilince eksper tayin edilmesinin hasarın kabulü anlamına gelmediğini, hasarın birbirinden bağımsız lokasyonlarda ayrı ayrı oluştuğunu, bu nedenle muafiyet tenzilinin her bir bölüm için ayrı ayrı yapılması gerektiğini, eksik sigorta faktörünün dikkate alınması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, 19 nolu zeyilnamenin yeni bir sigorta poliçesi düzenlenmesi ya da taraflar arasında yeni bir sigorta ilişkisinin kurulması niteliğinde olmayıp, mevcut sigorta poliçesinde yer alan özel ve genel şartlara uygun olarak hazırlanan poliçedeki süre ve prim miktarında değişiklik yapan bir işlem olduğu, davalı tarafın savunmalarının aksine hasarın sözleşmedeki teminat süresinde ve kapsamında sözleşmenin davalı tarafından feshedilmesinden önce gerçekleştiği, taraflar arasındaki poliçenin özel şartlarının 3. ve 5. maddelerine göre, eksik sigorta kuralının işletilmemesi için poliçedeki değerlerin USD olarak sabitlendiği, hasar anında eskalasyon ve bedel artışlarından kaynaklanan nedenlerle eksik sigorta kuralının uygulanmayacağının açık olduğu, poliçedeki bu düzenleme karşısında davalının eksik sigorta uygulamasının yapılması gerektiği yönündeki savunmasına itibar edilemeyeceği, dava konusu hasara neden olan afet fırtına sebebiyle meydana gelen deniz kabarması olup sigorta konusu olan yol inşaatının değişik bölgelerinde aynı olay neticesinde meydana gelen zararlar olduğundan dolayı doğal afet sonucu birden çok hasarın varlığından söz edilemeyeceği, inşaatın farklı bölümlerinde oluşan zararlar toplamının hasarı oluşturduğu bu nedenle olayda uygulanması gereken muafiyet miktarının poliçede belirtildiği şekilde 30.000 USD tutarında olup zarara uğrayan her bir kısım için ayrı ayrı muafiyet miktarının uygulanmasının söz konusu olamayacağı, dava konusu yol inşaatının bitirilerek işveren konumunda olan Karayolları Genel Müdürlüğü’ne teslimin yapıldığına ilişkin bir belge dosyaya sunulmadığı gibi aksine anılan kurumdan gelen cevabi yazıdan da inşaat imalatlarının olay tarihi itibari ile henüz bitirilmemiş olduğunun anlaşıldığı, dava konusu yol inşaatında oluşan toplam hasarın 523.258,43 USD olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 523.258,43 USD tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.09.2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 57,60 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 10.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.