Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/3305 E. 2015/9146 K. 14.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3305
KARAR NO : 2015/9146
KARAR TARİHİ : 14.09.2015

MAHKEMESİ : İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/12/2014
NUMARASI : 2012/83-2014/261

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/12/2014 tarih ve 2012/83-2014/261 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan W.. L..’ye ait TR 2010 01878 sayılı patent ile diğer davalı W.. C..’e ait TR 2010 00953 sayılı patentin sırasıyla EP 1831154 B1 ve EP 1250311 B1 sayılı Avrupa Patentlerinin Türkiye validasyonu bulunduğunu, bu nedenle davalılara ait bu patentlerin Türkiye’de koruma altında olduğunu, müvekkilinin P. sert kapsül ürünleri için Sağlık Bakanlığı nezdinde ruhsat başvurusu yaptığını, bu ürününün davalılara ait patent belgelerine tecavüz teşkil etmediğinin tespiti için dava açmak durumunda kalındığını ileri sürerek müvekkilinin ruhsat başvurusuna konu ürünün davalılara ait patentlere tecavüz teşkil etmediğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkiline ait L. ilacının jeneriği olan P. sert kapsül ürünlerinin üretimi amacıyla ruhsat başvurusunda bulunarak bu ilacı Türkiye genelinde satmayı hedeflediğini, ancak davacının başvurusuna konu ürünün müvekkilinin ürününü aynısı olması nedeniyle müvekkile ait patentlere tecavüz durumunun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacının menfi tespit talebine konu ilacın üretiminde kullanılan sentez yönteminin sentez başlangıç maddelerinin ve ara ürünlerinin tamamen farklı olduğu, sentezlenen enatiyomer aynı olmakla birlikte farklı sentez usullerinin kullanıldığı, bu nedenle davacıya ait ürünün davalılara ait patentlerden kaynaklı haklara tecavüz teşkil etmediği, davalının vekilinin bilirkişilerce Sağlık Bakanlığı nezdinde yapılan ilaç ruhsat başvurusu evraklarını incelemediği yönünde itirazlarda bulunmuş ise de bilirkişilerce düzenlenen 12.5.2014 havaleli raporda ilaç ruhsat dosyasının incelendiğinin belirtildiği, ön inceleme aşamasında taraflarca ilaç ruhsat dosyasının Ankara’da incelendiği bu nedenle ruhsat dosyasının yeniden incelenmesi için oturum açılmasına gerek görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüyle davacıya ait (eski adıyla P.) G. 75 mg sert kapsül, G. 150 mg sert kapsül ve G. 300 mg sert kapsül adlı ürünlerin davalılara ait patentlere tecavüz teşkil etmediğinin tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava; davacının Sağlık Bakanlığı nezdinde ruhsat başvurusunda bulunduğu ürünlerin davalılara ait patentlere tecavüz teşkil etmediğinin tespiti istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK’nın 114/h maddesinde hukuki yarar dava şartları içerisinde gösterilmiş olup aynı yasanın 115. maddesinde hakimin açılan davada hukuki yararın bulunup bulunmadığını davanın her aşamasında resen gözeteceği belirtilmiştir. 551 sayılı KHK’nın 75/f maddesi hükmüne göre ilaçların ruhsatlandırılması ve bunun için gerekli test ve deneyler de dahil olmak üzere ruhsat konusu buluşu içeren deneme amaçlı fiiller patent hakkı kapsamı dışında bırakılmıştır. Bu nedenle bu fiiller 551 sayılı KHK’nın patent haklarına tecavüz fiillerini düzenleyen KHK’nın 136. maddesinde tecavüz teşkil eden fiiller arasında sayılmamıştır. Dosya kapsamındaki belgelerden davacının Sağlık Bakanlığı nezdinde yaptığı ilaç ruhsat başvurusunun henüz sonuçlandırılmadığı anlaşılmaktadır. Bu halde ruhsat başvurusunun bulunduğu aşama ve Dairemizin (2014/6103-2014/11843), (2015/289-2015/4864) Esas-Karar sayılı ilamları da gözetilerek davacının dava açmakta korunmaya değer bir hukuki yararın bulunup bulunmadığı değerlendirilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 14/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.