YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3489
KARAR NO : 2015/5109
KARAR TARİHİ : 13.04.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
… Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/10/2014 tarih ve 2014/635-2014/636 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden vekili, talebe konu çekin borçlu tarafından keşide edildiğini, çekin lehtarı… Ltd. Şti’nin müvekkil bankadan kullandığı kredinin tahsilinin sağlanması için müvekkiline ciro edildiğini, çekin ibrazı üzerine karşılığının olmadığının anlaşıldığını ileri sürerek borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, ihtiyati haciz talebine konu çek lehtarının ve aynı zamanda meşru hamilinin ihtiyati haciz talep eden banka olduğu, söz konusu çekin başka bir sözleşmenin teminatı olarak alındığı yönünde kuvvetli karine oluşturduğu, çekin teminat senedi olduğunun anlaşılması halinde alacaklı bankanın çeklere özgü takip yapamayacağı, teminat koşullarının yerine getirilip getirilmediğinin tespitinin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin olup, ihtiyati haczin şartları İİK’nın 257. maddesinde belirlenmiştir. Buna göre, “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.”
Somut olayda, ihtiyati haczin şartlarının oluşup oluşmadığının yukarıda anılan kanun hükmüne göre belirlenmesi gerekirken, dosya kapsamında çekin rehin cirosuyla verildiğine dair delil bulunmadığı halde, mahkemece söz konusu çekin başka bir sözleşmenin teminatı olarak alındığı yönünde kuvvetli karine oluşturduğu varsayımına dayalı gerekçeyle ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz talep eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/04/2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞIOY
Alacaklı banka vekili, istem dilekçesinde, talebe konu çekin kredi borcunun tahsilinin sağlanmasını temin etmek amacıyla kredi borçlusu tarafından müvekkiline verildiğini beyanla çekin rehin cirosuyla devredilmiş olduğunu kabul ve ikrar etmiştir. Bu durumda kredi borçlusunun cirosunun rehin (teminat) cirosu niteliğinde olduğunun kabulü zorunludur. Dairemizin 20.02.2014 gün ve 2012/11833 Esas, 2014/2980 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere, 6102 sayılı TTK’nın 818. maddesinde aynı kanunun 689. maddesine yapılan bir atıf bulunmadığından bir çekin rehin cirosu ile devri caiz olmayıp işbu çeke dayalı olarak ihtiyati haciz isteminde bulunan bankanın çekin yetkili hamili olduğu söylenemez.
Öte yandan, ihtiyati haciz isteminde bulunan banka vekilinin çekin müvekkilinin elinde bulunmasına ilişkin beyanı bir yana bırakılmak suretiyle, çekte yer alan ciroda rehin cirosu olduğunu gösteren bir işaret bulunmaması nedeniyle mezkur cironun temlik cirosu niteliğinde olduğunun kabulü halinde dahi, kanunen emre yazılı çekin ciro zincirinde yer almayan istemde bulunan bankanın TTK’nın 790. maddesi anlamında hak sahibi olmadığı, çekteki ibraz şerhinin istemde bulunan banka tarafından düzenlenmiş olmasının bankayı çekin yetkili hamili kabul etmeye elverişli bulunmadığı açıktır.
Tüm bu nedenlerle, mahkemece ihtiyati haciz isteminin reddedilmesi sonucu itibariyle doğru olup yerel mahkeme kararının onanması görüşündeyim.