YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3796
KARAR NO : 2015/13295
KARAR TARİHİ : 10.12.2015
MAHKEMESİ : … .. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/10/2013
NUMARASI : 2013/40-2013/38
Taraflar arasında görülen davada … .. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/10/2013 gün ve 2013/40 – 2013/38 sayılı kararı bozan Daire’nin 09/12/2014 gün ve 2014/215 – 2014/19359 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin müdürü … …’nın 1986 yılında gerçek kişi olarak yangın tüpü ve yangınla mücadele ekipmanları imalat ve pazarlamasını yapmak üzere faaliyete başladığını, 1991 yılında ortağı ile birlikte davacı şirketi kurduğunu, “…” markasını 1986 yılında tescil ettirdiğini, “… + şekil” markasını 35, 37 ve 45. sınıflarda tescil ettirmek için de başvuruda bulunduğunu, 11.08.2000 tarihinde ise … … ile birlikte yine aynı sektörde yangın söndürme faaliyetlerinde kullanılan elektronik sistemlerin imalat ve pazarlaması için davalı şirketi kurduklarını, davalı şirket unvanının tespitinde müvekkilinin ad ve soyadından oluşan markasının piyasada bilinirliği sebebiyle tercih edildiğini, şirket faaliyetlerine devam ederken ortaklar arasındaki uyuşmazlık nedeniyle davacı şirket müdürü … …’nın hissesini davalı şirketin diğer şirket ortağının eşine devrettiğini, daha sonra davalı şirketin, davacıya ait görsel materyalleri kullandığı ve şirket unvanı ile iltibas yaratarak haksız rekabet oluşturduğunun görülmesi üzerine çekilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, tescilli markaya ve ticaret unvanına tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesine, davalı şirketin unvanındaki “…” ibaresinin terkinine, bu ibareyi emtiasında ve ticari faaliyetlerinde, reklam ve tanıtım vasıtalarında kullanımının engellenmesine, 556 sayılı KHK’nın 66. maddesi ve TTK’nın 58. maddesi uyarınca 20.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tarafların aynı alanda faaliyet gösterdiği, davacı şirketin “…” ibaresini ticaret siciline 31.12.1991 tarihinde davalı şirketin ise 11.08.2000 tarihinde tescil ettirdiği, davanın 01.04.2011 tarihinde açıldığı, davalı tarafın “…” ibaresini, ticaret unvanının tescilinden itibaren emtiasında ve ticari faaliyetlerinde kullandığı, önceki markanın sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği halde, bu kullanıma kesintisiz 5 yıllık süre boyunca katlanmışsa, sonraki tarihli markanın hükümsüzlüğünü ileri süremeyeceği, davalının kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 09/12/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, tescilli markaya ve ticaret unvanına tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesi, davalı şirketin unvanındaki “…” ibaresinin terkini, davalının bu ibareyi emtiasında ve ticari faaliyetlerinde, reklam ve tanıtım vasıtalarında kullanımının engellenmesi, 556 sayılı KHK’nın 66. maddesi ve TTK’nın 58. maddesi uyarınca maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu markanın davacı şirket adına tescilli olduğu gözönüne alındığında her iki şirkette de ortak olan dava dışı … …’nın davalı şirket ortaklığından ayrılmasının sonuca bir etkisinin bulunmadığı, zira asıl olan marka sahibi davacı şirketin davalı tarafça dava konusu markanın uzunca bir süre kullanılmasına sessiz kalması sonucunda işbu davanın açılmasının davalının marka üzerine yaptığı yatırım ve birikiminden haksız yararlanma sonucuna yol açacağı ve MK 2. maddesine aykırılık oluşturduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin bu yöne ilişen karar düzeltme itirazının kabulüyle, Dairemizin 09.12.2014 gün ve 2014/215-19359 karar sayılı bozma ilamının ortadan kaldırılarak, yerel mahkeme kararının anılan nedenle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle, Dairemizin 09.12.2014 gün ve 2014/215-19359 karar sayılı bozma ilamının ortadan kaldırılarak, yerel mahkeme kararının ONANMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davalıya iadesine, peşin harcın onama harcından mahsubu ile 3,40 TL temyiz ilam harcının davacıdan alınmasına, 10/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.