YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3811
KARAR NO : 2015/13887
KARAR TARİHİ : 24.12.2015
MAHKEMESİ : …..
TARİHİ : 26/06/2013
NUMARASI : 2011/398-2013/169
Taraflar arasında görülen davada İstanbul verilen 26/06/2013 gün ve 2011/398-2013/169 sayılı kararı bozan Daire’nin 18/11/2014 gün ve 2013/17318-2014/17845 sayılı kararı aleyhinde davalılar Vakıfbank A.Ş. vekili, B.. A.. vekili, Halk Bankası A.Ş. vekili ve F.. A.. vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile dava arasında bölümünün yapımı için bir otoyol yapım sözleşmesi imzalandığını, bu çerçevede müvekkilince anılan şirkete (2.523.009.751,70) (ile bu davanın konusu olmayan (96.645.563,50) USD) tutarında tedarik avansı verildiğini, bu paranın geri ödenmesini garanti altına almak amacıyla dava lideri ve temsilcisi davalı bankaların da ortağı bulunduğu konsorsiyumdan iki adet avans teminat mektubu alındığını, müteahhidin yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiğini, müteahhidin hak edişleri düşüldükten sonra bakiye (1.871.245.548,20) derhal ödenmesi için müvekkilince konsorsiyum temsilcisine keşide edilen ihtarnameye rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek, her bir davalı için ayrı ayrı hissesine düşen ve dava dilekçesinde belirtilen miktarlarda ana para ve 27.04.2001 temerrüt tarihinden itibaren işlemiş faiz alacağının, ana para kısmına dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak davacının Ankara 2. A 2001/540 E sayılı dosyasından verilen tedbir kararının kaldırıldığının bildirimine ilişkin B 17/09/2003 tarihli ihtarnamesinin davalı bankalara gönderildiği, bu ihtarların 18/09/2003 tarihinde tebliğ edildiği, 22/09/2003 tarihine kadar ödeme için süre verildiği ve bu tarih itibariyle davalıların temürrüde düştükleri, ancak bu ihtarnameden sonra yeniden ödeme istemini ve süresini içeren ihtarnamelerin gönderildiği ve en son aynı noterliğin 18/03/2004 tarihli ihtarnamelerin keşide edilerek davalılara gönderildiği ve ihtarların tebliğ tarihi ve verilen ödeme süresine nazaran davalı bankaların atıfet mehilini içeren bu ihtarnameler uyarınca 03/04/2004 tarihinde temerrüde düştükleri, bozmadan önce verilen kararda davalıların sorumlu oldukları asıl alacak miktarları ile uygulanacak faizin niteliği ve oranlarının tespit edildiği, faiz oranları bakımından bu konuda dosyada mevcut bulunan 28/11/2008 tarihli 3. ek rapora itibar edildiği, bu hususun bozma kararına konu edilmediği, davalıların sorumlu oldukları asıl alacak miktarları ile işletilecek faizinin oranlarının kesinleştiği, Yargıtay bozma kararından sonra alınan 04/12/2012 tarihli asıl ve 19/04/2013 tarihli ek rapordaki hesaplamalara itibar edilmesinin mümkün görülmediği, buna göre davalıların temerrüde düştükleri tarihlerin 03/04/2004 günü olduğu kabul edilerek, bozmadan önceki kararda hüküm altına alınan asıl alacak miktarlarına, 28/11/2008 tarihli 3. ek raporda belirtilen tarih aralıkları ve oranlarında faizin uygulandığı, buna göre davacı alacaklarının belirlendiği davalılar aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 18.11.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalılar vekili, B.. A.. vekili, . vekili ve F.. A.. vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemece Dairemizin bozma kararına uyulması sonucu usuli kazanılmış hakkın doğmasına göre, davalılar vekili ve vekilinin HUMK’nın 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen tüm ve davalılar vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan sair karar düzeltme isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, 5411 sayılı Kanun’un geçici 13. maddesi kapsamına giren uyuşmazlıklar harçtan muaftır. Dava konusu teminat mektubunun, maddede belirtilen 26.12.2003 tarihinden önce dava dışı müteahhit ne kullandırılan gayri nakdi krediye dayanılarak verilmiş olması nedeniyle bu davalılar harçtan muaf olduğu halde Dairemizin 18.11.2014 gün ve 2013/17318-2014/17845 sayılı kararının “sonuç” kısmında temyiz başvuru ve temyiz ilam harcına hükmedilmesi doğru görülmediğinden ilamımızın sonuç kısmının düzeltilmesine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle HUMK’nın 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen davalılar B.. A.. vekili ve F.. A.. vekilinin tüm ve davalılar vekili ve vekilinin sair karar düzeltme isteğinin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekili ve vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin 18.11.2014 gün ve 2013/17318-2014/17845 sayılı kararının “sonuç” kısmında yer alan “davalı T. alınmadığı anlaşılan 119,00 TL temyiz başvuru harcı ile 300.959,85 TL temyiz ilam harcının alınmasına, davalı T’dan alınmadığı anlaşılan 119,00 TL temyiz başvuru harcı ile 980.049,10 TL temyiz ilam harcının alınmasına” cümlelerinin kaldırılmasına ve yerine, “davalı T.harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,” cümlesinin konulmasına ve kararımızın bu suretle düzeltilmesine davalı harç ve cezadan muaf olduğundan harç ve ceza alınmasına yer olmadığına, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davalı iadesine, alınmadığı anlaşılan 57,60 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı den alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 24/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.