Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/3942 E. 2015/11027 K. 26.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3942
KARAR NO : 2015/11027
KARAR TARİHİ : 26.10.2015

MAHKEMESİ : İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/12/2014
NUMARASI : 2012/191-2014/339

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/12/2014 tarih ve 2012/191-2014/339 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, mali hakları müvekkili şirkete ait olan 3 adet filmin davalı televizyon kanalında izinsiz oiarak toplam 21 kez yayınlandığını ileri sürerek, toplam 21 gösterim için FSEK 68. maddeye göre 63.000 TL bedelin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı M. İletişim A.Ş. vekili, müvekkili şirketin Y. S. kanalının sahibi olmadığını, yayıncı kuruluş olarak hizmet vermekte olduğunu, belirtilen tarihlerde Y. S. kanalında iddia edilen yayınların gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği hususunun müvekkilinin bilgisi dahilinde olmadığını, davacının söz konusu iddialarını Y. S.kanalının sahibi olan şirkete karşı yöneltmesi gerektiğini, ayrıca davacının söz konusu filmlerin mali haklarını devraldığına ilişkin olarak yönetmen, özgün müzik bestecisi, senaryo yazarı ve diyalog yazarları ile ayrı ayrı sözleşme yapmış olması ve filmlerin televizyonda gösterim hakkına sahip olduğu hususunu da yazılı delille ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı A. Kanal Yayıncılık A.Ş. vekili, davacının yapmış olduğu taraf değişikliğine muvafakatlerinin olmadığını, davacının söz konusu filmlerin mali haklarını devraldığına ilişkin olarak yönetmen, özgün müzik bestecisi, senaryo yazarı ve diyalog yazarları ile ayrı ayrı sözleşme yapmış olması ve bu sözleşmeleri ibraz etmesinin gerektiğini, ayrıca bahsi geçen filmlerin müvekkili şirkette yayınlanıp yayınlanmadığını ispat edemediğini savunarak davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma,toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacının mali hak sahibi olduğu üç adet filmin davalı A. Kanal TV Radyoculuk Yayıncılık A.Ş.’ye ait Y. S. isimli TV’de izinsiz gösterildiği gerekçesiyle 117.000.00 TL’nin dava tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, mali haklara tecavüz nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde davalı olarak davaya konu filmin gösterimini yapan televizyon kanalının sahibi olduğu iddiasıyla M. İletişim A.Ş. davalı olarak gösterilmiş, daha sonra bu kanalın sahibinin A. A.Ş. olduğu belirtilerek taraf değişikliğinin HMK 124/3 maddesine göremaddi bir hatadan kaynaklandığı ve dürüstlük kuralına aykırı olmadığından karşı tarafın rızası aranmaksızın yapılabileceği gerekçesiyle hüküm kurulmuştur. Dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen şirket ile aleyhine hüküm kurulan şirketin ünvanları, adresleri ve başka bir nedenle maddi hata yapılabilecek nitelikte bir benzerlik bulunmadığı gibi, basit bir araştırmayla filmlerin gösterildiği kanal sahibi şirketin belirlenmesi mümkünken ilgisi olmayan bir şirket aleyhine dava açılmasında maddi hata yapılması mümkün değildir ve dürüstlük kuralına da uygun olduğu düşünülemez. Bu nedenle davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar vermek gerekirken, taraf değişikliğinin yasaya uygun olduğunun kabülü suretiyle daha sonra davalı olarak gösterilen A. A.Ş. bakımından kabüle karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz istemlerinin kabülü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
2) Yukarıda açıklanan bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabülü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma sebep ve şekline göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.