YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3945
KARAR NO : 2015/11464
KARAR TARİHİ : 03.11.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/10/2013
NUMARASI : 2012/229-2013/212
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.10.2013 gün ve 2012/229-2013/212 sayılı kararı onayan Daire’nin 23.12.2014 gün ve 2014/6550-2014/20367 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının “EFİNST+Şekil” markasının müvekkilinin tescilli ve tanınmış “EF” ibareleri markalarına benzediğini ve iltibas yarattığını, ayrıca davalı şirket adına kayıtlı ”www.efdilokulu.com” alan adlı internet sitesinde “EF” ibaresinin tek başına kullanıldığını, bu durumun da iltibasa neden olduğunu ileri sürerek, kötü niyet ile tescil edilen davalı markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, marka tecavüzü ve haksız rekabetin önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, ürünlerin bulunduğu ilan, reklam, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesinin, basılı kağıtlar ve faturalar ile sair her türlü ticari evrakın ve bu şekilde bastırılmış olan materyalin ve benzeri vasıtaların hüküm kesinleştiğinde imhasına, kararın gazetede ilanına, www.efdilokulu.com alan adlı internet sitesinin ve alan adının kullanımının önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı markasının tanınmış marka olmadığını, bu nedenle davanın 1 yıllık zamnaşımı süresine tabi olduğunu, müvekkili markasının ayırt edicilik unsuru taşıdığını, “EF” karakterinin öne çıkarılarak kullanılması veya ayrı kullanılmasının söz konusu olmadığını, “E” ve “F” harflerinin alfabede bulunan ve ayırt edicilik niteliğine sahip olmayan harfler olduğunu, kullanımının davacının tekelinde olmadığını, müvekkilinin kendi markasını kullandığını, bu durumun haksız rekabet ve marka tecavüzü teşkil etmeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı adına tescilli markanın KHK 8 ve 42. maddesi uyarınca hükümsüzlüğüne ve alan adına erişimin engellenmesine dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 57,60 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 03.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.