Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/407 E. 2015/4933 K. 08.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/407
KARAR NO : 2015/4933
KARAR TARİHİ : 08.04.2015

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/11/2014 tarih ve 2014/83-2014/379 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, davalılar … ve …’in şirket müdürü olduklarını, diğer davalıların ise şirket taşınmazının tapuda alım satımını gerçekleştiren kişiler olduğunu, davalı şirkete ait … ilçesi, … mahallesi, 46105 ada 5 parselde kain, A blok 2 nolu, B blok 12 ve 13 nolu taşınmazların şirket ortaklık payının küçültülmesi amacıyla satışının yapıldığını, yapılan işlemlerle ilgili tarafına bilgi verilmediğini ve onayının alınmadığını ileri sürerek, yapılan satışın ve davalılar …,… ve … adına oluşan kayıtların muvazaa nedeniyle iptaliyle tekrar şirket adına tesciline ve davacının şirket ortaklığından çıkmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında sunduğu feragat ve ıslah dilekçeleri ile davalılar …,…, … ve şirket yönünden davadan feragat etmiş, davalılar … ve … yönünden de davasını ıslah ederek davanın şirket müdürlerinin şahsi sorumluluğuna dayalı tazminat davası olarak görülmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalılar …,…, … ve şirket yönünden davadan feragat edildiği, davalılar … ve … aleyhine açılan davanın ise tamamen ıslah edilerek tazminat istemine çevrildiğini, davacının ıslah edilen talebinin dava dilekçesinde yer almayan yeni bir talep olduğundan ıslah talebinin reddi gerektiği, bu durumda davaya ıslah dilekçesinin sunulmasından önceki talep olan, ortaklıktan çıkma isteğinin değerlendirilmesi
bakımından devam edildiği, ortaklıktan çıkmaya izin verilmesi davasında taraf olarak gösterilmesi gereken … Ltd. Şti. aleyhine açılan davadan feragat edildiği ve husumet eksikliği oluştuğu gerekçesiyle davalılar …Ltd.Şti., …, … ve … aleyhinde açılan davaların feragat nedeniyle reddine, davalılar … ve … aleyhinde açılan davaların ise usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı şirket taşınmazlarının muvazaalı satışının iptali ve yeniden şirket adına tescili ile ortaklıktan çıkma istemine ilişkin açılmış, yargılama devam ederken davacı bir kısım davalılar yönünden davadan feragat etmiş, tapu iptal ve tescil isteminden de feragat etmiş, sonrasında 12.06.2014 tarihli dilekçesi ile davayı kamilen ıslah etmiştir. Islah, HMK’nın 176. maddesi çerçevesinde taraflardan her birinin yapmış olduğu usuli işlemleri değiştirmesine olanak sağlayan nitelikte olup, kısmen yada tamamen davanın ıslahı mümkündür. HMK.’nın 180. maddesi kapsamında davanın tamamen ıslahı ve biçimi düzenlenmiş olup, bu kapsamda bir kısım davalılar yönünden davacının dava açarken dayanmış olduğu bir kısım dava sebebini ve özellikle talep sonucunu ıslah ederek davayı tazminat davasına dönüştürmesi mümkündür. Islah suretiyle talep sonucunun değiştirilemeyeceğine dair bir yasa kuralı mevcut değildir. Talep sonucu kısmen veya tamamen değiştirilebilir. Yargıtay kararları ile ıslah suretiyle mümkün olmadığı ifade edilen husus, asıl dava muhafaza edilerek ıslah suretiyle dava dilekçesinde yer almayan ikinci bir talebin eklenmesi olgusudur. Davacı vekilince sunulan 12.06.2014 havale tarihli dilekçesiyle davayı kamilen ıslah ettiği, davayı aynı vakıalara dayanarak sorumluluk (tazminat) davasına dönüştürdüğü açıkça ifade edilmiş olmasına rağmen mahkemece aksinin kabulü suretiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davanın şirketi zarara uğratan eylemleri nedeniyle şirket müdürleri aleyhine açılmış tazminat davasına dönüştüğü kabul edilerek tarafların delilleri toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 08.04.2015 ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.