YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4172
KARAR NO : 2015/10711
KARAR TARİHİ : 19.10.2015
MAHKEMESİ : … ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/12/2014 tarih ve 2012/260-2014/454 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin internetten tanıştığı …’da yaşayan dava dışı kişiden araç satın aldığını, satıcının müvekkiline …’da tanıdığı biri varsa bu kanalla kendisine 5.000,00 Euro meblağı EFT yoluyla kaparo olarak göndermesini istemesi üzerine, dayısı … adına para gönderdiği halde üçüncü bir kişinin kendisini … diye tanıtarak söz konusu parayı çektiğini, davalıların kusurlu olduklarını ileri sürerek 5.000,00 Euro’nun havale tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalı Banka vekili, müvekkilinin diğer davalı şirketin acentesi sıfatı ile işlem yaptığını, yapılan işlemden dolayı tüm sorumluluğun diğer davalıya ait olduğunu, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, havale işlemi tutarının 4.608,00 Euro olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya yanıt vermemiş, bilahare temsilcisi imzasıyla verdiği dilekçesinde; davanın asıl tarafının … olduğunu, müvekkilinin irtibat bürosu olmakla davada taraf olamayacağını, Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu ve ilgili ikincil mevzuat uyarınca herhangi bir ticari faaliyette bulunmasının yasak olduğunu, dava konusu işlemin müvekkili tarafından gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığını, davalı Banka ile aralarında acentelik ilişkisi bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı Banka’nın acente sıfatıyla bu davanın tarafı olduğu ancak yaptığı işin sadece havale işlemine aracılık etmekten ibaret olduğu ve yapılan ödemede bir dahli olmadığı dikkate alındığında yanlış kişiye yapılan ödemeden dolayı bir sorumluluğunun bulunmadığı, diğer davalı vekilince “kayıtlarda ödemenin … adına usulüne uygun bir kimlik ibraz eden kişiye yapıldığı” ifade edildiği ancak havaleye ilişkin belgelerin incelenmesinde “Alıcıya Para Alma Formunun” doldurtulmadığı, ödeme dekontunda alıcının sadece imzasının bulunduğu, ödeme yapılan kişiden kimlik bilgisi alındığı iddiasının maddi delillerle desteklenmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.608,00 EURO alacağın ödenme tarihindeki TL efektif satış kuru karşılığının, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’dan alınmasına, davalı Banka yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı … vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davada gerçek tarafın … olduğu ve ibraz edilen vekaletname ve vekillerinin beyanları ile husumeti benimsediklerinin anlaşılmasına ve gerekçeli karar başlığında davalının unvanının bu şekilde düzeltilmesinin her zaman mümkün bulunmasına göre, davalı … vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 604,10 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 19/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.