YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4231
KARAR NO : 2015/13597
KARAR TARİHİ : 17.12.2015
MAHKEMESİ : … .. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/09/2013
NUMARASI : 2012/248-2013/549
Taraflar arasında görülen davada … .. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/09/2013 gün ve 2012/248-2013/549 sayılı kararı bozan Daire’nin 11/12/2014 gün ve 2014/497-2014/19552 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, 05.03.2002 tarihli sözleşme ile davacının kardeşi olan … …’a ait … … … … işletmesindeki %50 hissenin davalı … …’e devrine karşılık davalı … …’nın davacıya Seyhan ilçesi, 6780 ada, 13 parselde kayıtlı taşınmazdaki daireyi devretmeyi üstlendiğini, dairenin 01.12.2004 tarihinde tam ve eksiksiz olarak müvekkili … …’a teslim edileceğinin, teslim edilmez ise teslim edeceği tarihe kadar geçen süre için çevre rayiçlere göre kira bedelini ödeyeceğinin, en son 01.12.2005 tarihinde de daire teslim edilmediği takdirde 21.000 USD’yi … …’ün davacıya nakden ve defaten ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, davalıların üzerine düşen edimleri yerine getirmediklerini ileri sürerek, taşınmazın 01.12.2004-01.12.2005 tarihleri arasında kira bedeline karşılık 4.000 TL’nin 01.12.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … …’dan tahsilini, 21.000 USD’nin ise 01.12.2005 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı … …’den tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … … vekili, sözleşmenin taraflarından … …’ün devraldığı barı sahibi … …’un yeniden aldığını, yapılan sözleşmedeki amacın barın devri karşılığında dairenin garanti olarak sözleşmeye eklenmesi olduğunu, bar ilk sahibince devralındığı için taşınmazın devrine de gerek kalmadığını, bu nedenle sözleşmenin bir hükmünün ve müvekkilinin davacıya karşı herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … … vekili, müvekkilinin sözleşme gereği yerine getirmesi gereken yükümlülük muaccel olmadan yani daireyi teslim tarihi gelmeden müvekkilinin hisselerini davacıya iade ettiğini, ilk sözleşmedeki 34.000 TL borcun davacıdan olan 70.000 TL alacaktan mahsup edilerek tahsil edildiğinden davacının davasının tamamen kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak taraflar arasında yapılan 05.03.2002 tarihli sözleşmede kararlaştırılan taşınmazın teslimine ilişkin 01.12.2004 olarak taraflarca kararlaştırılan vade tarihi gelmeden davacı … …’un işletmenin hissesini iade aldığından taraflarca yapılan 05.03.2002 tarihli sözleşmenin teslim tarihine kadar kira ödeneceğine ilişkin ve 21.000 USD ödeneceğine ilişkin cezai şartın ödenmesini gerektirir şartların gerçekleşmediği, 10.11.2003 tarihinde … …, … … ve … … arasında imzalanan 2. sözleşmenin ise sözleşmenin tarafı olmayan … …’yı bağlamayacağı, ancak imzalayan taraflar yönünden bağlayıcı olduğu sonucuna varılarak, davacının sözleşmeye aykırılık nedeni ile tazminat davasının reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 11/12/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 57,60 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenlerden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 17/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.