YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4283
KARAR NO : 2015/11832
KARAR TARİHİ : 10.11.2015
MAHKEMESİ : BURSA (KAPATILAN) 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/03/2014
NUMARASI : 2013/103-2014/64
Taraflar arasında görülen davada Bursa (Kapatılan) 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/03/2014 gün ve 2013/103 – 2014/64 sayılı kararı onayan Daire’nin 10/11/2014 gün ve 2014/10830 – 2014/17251 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirkete hissedar olan müvekkilinin yine şirket hissedarlarından F.T. T.’in %14 oranındaki hissesini Bursa 10. Noterliği’nin 06/06/2011 tarih, 21085 yevmiye nolu sözleşmesiyle bedelini ödeyerek devraldığını, 2010/2011/2012 yıllarına ait genel kurul toplantılarının icrası için 25/04/2013 tarihinde yapılacak toplantıda çağrının ticaret sicil gazetesinde ilan edilmemesi sebebiyle tam nisap sağlanamadığından ertelendiğini, bu toplantının 21/05/2013 günü yapıldığı ancak müvekkilinin payının %0,1 gösterildiğini, şirket hissedarı olmasına rağmen müvekkiline bilgi verilmediğini, yönetim kurulunun usulüne uygun seçilmediğini, bu haliyle toplantıda alınan kararların usüle aykırı ve haksız olduğunu ileri sürerek 21/05/2013 tarihli genel kurul kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şirketin bir aile şirketi olduğunu, hisse devirlerinin hakim ortaklardan habersiz biçimde yapıldığını, devirden genel kurulda haberdar olduklarını, bu sebeple 29/06/2011 günlü genel kurul kararlarının tescil edilmediğini, ortakların arasında uzlaşmanın sağlanamadığını, ancak 21/05/2011 günlü genel kurul toplantısının geçerli olduğunu, ticaret sicil gazetesinde yayınlandığını, davacının dışlandığına ilişkin iddialarının asılsız olduğunu ve genel kurul kararlarının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 57,60 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 10/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.