Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/4284 E. 2015/6207 K. 04.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4284
KARAR NO : 2015/6207
KARAR TARİHİ : 04.05.2015

MAHKEMESİ : ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada… Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/05/2014 tarih ve 2013/152-2014/111 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı bulunduğunu, şirketin 2006 ila 2012 yılları mali tablolarının görüşülmesi, yönetim – denetim kurullarının ibrası, denetçi ve yönetim kurulu seçimi gibi hususların görüşülmesi amacıyla 15/07/2013 günü için toplantı çağrısı yapıldığını, ancak toplantıdan 15 gün önce bilanço, kâr-zarar cetveli, kâr dağıtımı teklifi, faaliyet ve murakıp raporu gibi hususlar incelemeye hazır edilmediğinden toplantının 15/08/2013 tarihine ertelendiğini, ancak ertelemenin ticaret sicil gazetesinde ilan edilmediğini, bu sebeple de çağrı usulüne aykırı hareket edildiğini, belgelerin dürüst hesap verme ölçü ve ilkeleri çerçevesinde sunulmadığını, toplantıya ortak sıfatıyla davet edilen … ve …’nun ortak sıfatlarının bulunmadığını, adı geçenlere yapılan hisse devirlerinin geçersiz olduğunu, bu kişilerin katılımıyla yapılan genel kurulun hukuka aykırı olduğunu, bu sebeple genel kurulun yeniden ertelenmesini ve özel denetçi tayin edilmesini talep ettiklerini, bu taleplerinin de kabul görmediğini, genel kurulda toplantı başkanı da seçilmediğini, murakıp seçilmesinin ve seçilen kişinin niteliğinin de yasaya aykırı olduğunu, genel kurul toplantılarının süresinde yapılmadığını ileri sürerek 15/08/2013 günü yapılan olağan genel kurulun ve bu kurulda alınan bütün kararların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı taraf genel kurul toplantısından en az onbeş gün önce bilanço kar zarar cetveli, murakıp raporu, yönetim kurulu faaliyet raporu, kar dağıtımına ilişkin yönetim kurulu teklifine ilişkin belgelerin ortakların incelemesine hazır edilmesi gerektiğine dair kurala uyulmadığını ileri sürmüş ise de 15.07.2013 günlü toplantıda davacı ortağın teklifi üzerine toplantının bir ay sonraya ertelendiği, öte yandan bu süre içinde belgelerin ortakların incelemesine açıldığı, davacı tarafın finansal tabloların hangi kısımlarına itiraz ettiğini ve hangi hususlarda dürüst cevap verilmediğini açıklamadığı, soyut sebeplerle ikinci erteleme istenmesinin kabul edilemeyeceği, ilk ertelemenin ilan edilmemiş olmasının da bir iptal sebebi olmadığı, geçmiş yıllara ait genel kurul toplantılarının zamanında yapılmamış olmasının son genel kurulun iptaline gerekçe olamayacağı, davalılardan … ve …’nun ortak sıfatı ve genel kurula katılma haklarına ilişkin iddiaların da varit bulunmadığı, divan başkanının seçimine ve murakıp seçimine ilişkin iddiaların iptale yeterli bulunmadığı, TTK’nın 436. maddesi uyarınca “Pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hakimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamaz.” ise de somut olaydaki gibi aile şirketlerinde yönetim kurulu üyesinin ibrası fiilen mümkün olmayacağı, bu konuda açık bir bir yasal düzenleme yapılmadıkça her olayın özelliğine göre boşluğun doldurulmasında sakınca bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava konusu 15/08/2013 tarihli genel kurul toplantı tutanağında davacı …’in muhalefet şerhi olmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.