YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4295
KARAR NO : 2015/13595
KARAR TARİHİ : 17.12.2015
MAHKEMESİ : … .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/05/2013
NUMARASI : 2012/566-2013/185
Taraflar arasında görülen davada … .. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.05.2013 gün ve 2012/566-2013/185 sayılı kararı onayan Daire’nin 11.12.2014 gün ve 2014/221-2014/19502 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette %38,25 oranında pay sahibi olduğunu, 6102 sayılı TTK’nın yürürlüğe girmesinden sonra şirketin ana sözleşmesinin yeni Kanun’a uygun hale getirilmesi için 29.03.2012 tarih ve 2012/3 sayılı ortaklar kurulu kararının alındığını, kararın kanuna ve ana sözleşmeye aykırılık nedeni ile yok hükmünde olduğunu, ortaklar kurulu kararında karar nisabına uyulmadığını ileri sürerek, anılan kararın yok hükmünde olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
… …, davaya davacı yanında fer’i müdahil olarak katılma talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, davanın 6102 sayılı TTK’nın yürürlük tarihinden sonra açıldığı, anılan Yasa’nın 622. maddesi gereğince olaya uygulanması gereken 448/3. maddesi uyarınca davalı şirketin davacıdan teminat alınmasını istediğinden, mahkemece 07.02.2013 tarihli ön inceleme duruşmasında şirkette sahip olduğu pay karşılığı 61.000 TL’nin %15’i tutarında 9.150 TL teminat yatırması için davacıya 2 haftalık kesin süre verildiği, davacının HMK’nın 114/ğ bendi gereğince, kesin süre içerisinde teminatı yatırmayarak dava şartını yerine getirmediği, bu durumda aynı Yasa’nın 88/1 ve 115/2. maddesi uyarınca davanın usulden reddinin gerektiği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 11/12/2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, 29.03.2012 tarih ve 2012/3 sayılı ortaklar kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespiti ve iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davacı tarafından iki haftalık kesin süre içinde 6102 sayılı TTK’nın 448/3. maddesinde düzenlenen teminat şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine karar verilmiştir. Mülga 6762 sayılı TTK’nın 381/3. ve dava konusu olaya uygulanacak 6102 sayılı TTK’nın 448/3. maddesi uyarınca şirketin istemi üzerine muhtemel zararlara karşı davacının teminat göstermesi gerekir. Ancak mahkemece belirlenen teminat pay sahibinin iptal davası açma hakkını kullanmasını engelleyecek tutarda olamaz. Nitekim dava konusu olayda, davalı şirketin talebi üzerine mahkemece 07.02.2013 celse davacının şirkette sahip olduğu 2400 pay karşılığı 61.000 TL’nin %15 tutarında 9.150 TL tutarında HMK 87. maddede gösterilen cinsten davacıdan teminat alınmasına karar verilerek davacıya kesin süre verilmiştir. Davacı 12.02.2013 tarihli dilekçesi ile adına Bursa, Nilüfer,İhsaniyemah.2111 ada1 parselde kayıtlı bulunan (8) ve (10) bağımsız bölüm numaralı ve İstanbul, Şişli, Dikilitaş, 57 pafta 1 ada, 376 parsel (6) nolu bağımsız bölüm nitelikli taşınmazları olduğunu, tapulu taşınmazlarının bugünkü değerinin yaklaşık 1.000.000 TL olduğunu belirtmiştir. HMK 84/2. maddesi uyarınca teminatı gerektiren durum ve koşulların ortaya çıkması halinde mahkemece teminat gösterilmesine karar verilir. Aynı yasanın Teminat Gerektirmeyen Haller başlığını taşıyan 85/1-b. maddesi “Davacının yurtiçinde istenen teminatı karşılamaya yeterli taşınmaz malının veya ayni teminatla güvence altına alınmış bir alacağının bulunması “ hükmünü haiz olup, bu durumda mahkemece davacının 12.02.2013 tarihli dilekçe kapsamı dikkate alınarak davacının teminat bağlamında muafiyeti haiz olup olmadığı değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 11.12.2014 gün ve 2014/221-19502 sayılı onama ilamının kaldırılarak yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 11.12.2014 gün ve 2014/221-19502 sayılı onama ilamının kaldırılarak yerel mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 17.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.