YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4319
KARAR NO : 2015/11426
KARAR TARİHİ : 02.11.2015
MAHKEMESİ : BURSA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/12/2014
NUMARASI : 2014/240-2014/507
Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/12/2014 tarih ve 2014/240-2014/507 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalıdan devraldığı kırtasiye dükkanındaki malların kararlaştırılan 41.000 TL bedelin altında gerçekte 25.000 TL olduğunu, kendisine devir bedelinin altında olarak 17.405,00 TL’lik ve 5.015,00 TL’lik fatura kesildiği için KDV farkı ödemek zorunda kaldığını, ayrıca devredilen malların bir kısmının bozuk ve tarihlerinin geçmiş olduğunu belirterek, zararının tespitine ve davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, devir konusu malların teslim tarihinin 06.03.2012 olduğunu,Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 4. maddesi gereğince 1 aylık sürenin geçirilmiş olduğunu, bu nedenle davanın zamanaşımına uğradığını, 1 yıl sonra malların bozuk teslim edildiğinin tesbitinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığı, satış aşamasında gerekli özeni göstermediği, son kullanma tarihi yazılı olan bir kısım ürünlerin son kullanma tarihlerinin geçtiği, satışa konu mallarda ki ayıpların açık ayıp olması nedeniyle 8 günlük yasal süre içerisinde faturalara itiraz edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava, işletme devri nedeniyle uğranılan zararın tahsiline ilişkin olup, tarafların tacir olduklarına ilişkin dosyanın içinde herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Ayrıca mahkemece TTK’nın 23/2 maddesi gereği 8 gün içerisinde itirazda bulunulmadığı ve satışa konu mallarda ki ayıbın açık olduğu gerekçesiyle dava reddedilmişse de taraflar arasındaki sözleşme işletmenin devri sözleşmesidir. Davacı hataya düşürüldüğünü, bedelin fahiş olduğunu iddia etmek suretiyle 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 25 ve devamı maddelerinde belirtilen irade fesadı hallerine dayanmıştır. Bu durumda taraflar arasındaki işletmenin devri sözleşmesinin davacının iddiaları doğrultusunda incelenerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde yanlış değerlendirme ile karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.