YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4409
KARAR NO : 2015/11618
KARAR TARİHİ : 05.11.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/07/2013 tarih ve 2011/32-2013/191 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi Kanuni Halef Sıfatıyla … vekili ve davalı … vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03/11/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı … vekili Av. Cengiz Kadakaloğlu dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin …’nın 13.02.2004 tarihli kararı ile … tarafından devralındığını, … tarafından hazırlanan 01.06.2006 tarihli raporda “….’nin …’ye 2002 yılı genel seçimler döneminde ve 2004 yılı yerel seçimlerine hazırlık olarak 2003 yılında yapılan parti propaganda çalışmalarında eleman desteği ve mali destek sağladığının görüldüğünü, ….’nin … muhasebe sistemindeki 195-verilen avanslar ve 740/770- işletme giderlerinde bulunan birçok kaydın “… Referansıyla/açıklamasıyla” yapıldığını, …. hesaplarından … giderlerinin karşılanması amacıyla kullandırılan avansların 2002-2003 dönemi toplam 2.569.097 TL olduğunu, … gider hesaplarından karşılanan …. harcamalarının 2002 yılında toplam 1.516.688 TL, 2003 yılında toplam 228.543 TL olduğunu, ….ye yapılan bedelsiz KYK (Kontör Yükleme Kartı) desteğinin 1.400.000 TL olduğunu, toplam 4.314.328 TL tutarında kaynak aktarımı yapıldığının tespit edildiğini, yönetim kurulu, denetim kurulu, genel müdür, muhasebe müdürü, mali koordinatör olan davalıların gerçekleşen zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL’nin, 08.01.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 4.314.328,00 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, zamanaşımı ve esas yönlerinden davanın yerinde olmadığını savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalılardan …, … ve … ilgili dönemlerde görev yapmadıklarından zarardan sorumlu olmadıkları, davacı zararının 1.745.231,00 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle davalılar …, … ve … hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, davalılar …, …, …, …, …, Meltem İşgördü Rapayazdiç ve … hakkındaki davanın toplam 1.745.231,00 TL üzerinden kısmen kabulü ile bunun 10.000,00 TL’lik kısmına dava tarihinden itibaren, ıslah edilen 1.735.231,00-TL’lik kısmına ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, kanuni halef sıfatıyla … vekili ve davalı … vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, …. yönetici, denetçileri, genel müdür ve muhasebe müdürleri olan davalıların sorumluluklarına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davalılar … ve … dava konusu dönemde görevde bulunmadıklarından zarardan sorumlu tutulamayacakları gerekçesiyle haklarındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş ise de davacı vekili davalı …’ın 12.03.2001-13.02.2004, davalı …’in de 09.01.2003-13.02.2004 tarihleri arasında görev yaptığını, … Noterliği’nin 15.02.2000 tarih 4111 yevmiye nolu imza sirkülerine göre muhasebe şefi …’ın II.Derece B grubu imza yetkisine sahip olduğunu, yine … Noterliği’nin 14.02.2002 tarih … yevmiye nolu imza sirkülerinde görüleceği üzere muhasebe müdürü … ile mali koordinatör …’in II. Derece B Grubu imza yetkisine sahip olduklarını, şirket adına işlem yapmaya ve imza atmaya yetkili bu şahısların şirket zararından sorumlu olduklarını iddia etmiştir.
6762 sayılı TTK’nın 342 maddesi “Şirket muamelelerinin icra safhasına taalluk eden kısmı, esas mukavele veya umumı heyet veya idare meclisi karariyle idare meclisi azasından veya ortaklardan olmıyan bir müdüre tevdi edildiği takdirde; müdür, kanun veya esas mukavele yahut iş görme şartlarını tesbit eden diğer hükümlerle yükletilen mükellefiyetleri, gereği gibi veya hiç yerine getirmemiş olması halinde idare meclisi azasının mesuliyetlerine ait hükümler gereğince şirkete, pay sahiplerine ve şirket alacaklarına karşı mesul olur” hükmünü haizdir. Bu madde ile anonim ortaklığın iç ve dış ilişkilerinde görevli icra müdürleri ile bunların sorumluluğu düzenlenmiş bulunmaktadır. Bu itibarla mahkemece, davacı vekilince dosyaya ibraz edilen 15.02.2002 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayınlanan 25.01.2002 tarih 32 nolu yönetim kurulu kararı ve imza sikülerleri ile davalılar … ve …’a tanınan imza yetkilerinin TTK’nın 342. maddesi hükmü uyarınca bu kişilerin sorumluluğunu gerektirip gerektirmeyeceğinin anılan davalıların görev yaptıkları tarihler de tereddüte yer bırakmayacak şekilde göreve atanma ve görevden ayrılma belgeleri ile tespit edilip hukuki durumlarının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile haklarındaki davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca, davacı tarafça dava dilekçesi ve ıslah dilekçesi ile dava konusu alacağın zararın meydana geldiği tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsili talep edilmiş olmasına göre mahkemece, davalı yöneticilerin sorumluluğunu doğuran haksız eylem tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, dava ve ıslah tarihlerinden itibaren faize hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
3-Davalı … vekili, cevap dilekçesinde ve ıslah dilekçesine karşı beyan dilekçesinde zamanaşımı def’inde bulunmuştur. Mahkemece ne ara kararda ne de gerekçeli kararda anılan davalının zamanaşımı def’i konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir. Bu itibarla mahkemece, davalı … vekilinin zamanaşımı savunması üzerinde öncelikle durulup, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken, bu konuda bir karar verilmeden uyuşmazlığın esasına yönelik hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı … yararına bozulması gerekmiştir.
4-Bozma sebep ve şekline göre, davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan davalı yararına bozulmasına, (4) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı …’a iadesine, 05/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.